YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/10195
KARAR NO : 2021/2969
KARAR TARİHİ : 17.02.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Görevi yaptırmamak için direnme, kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret, kamu malına zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1)Suçtan zarar gören İçişleri Bakanlığının, sanık hakkında kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde;
Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından açılan davada suçtan doğrudan zarar görmeyen ve bu nedenle de davaya katılma hakkı bulunmayan şikayetçi İçişleri Bakanlığı vekilinin hükmü temyiz etme hakkı olmadığı anlaşılmakla şikayetçi kurum vekilinin bu suça yönelik temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2) Sanığın hakkındaki kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde;
Kamu görevlisine hakaret suçundan kurulan hükümde, TCK’nun 125/1-3,a, 125/4, 43/2 ve 62. maddeleri uygulanırken yapılan hesap hatası sonucu sonuç cezanın 1 yıl 2ay 17 gün hapis cezası olarak bulunması gerekirken 1 yıl 2 ay 7 gün hapis cezası olarak eksik tayin edilmesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak,
Adli sicil kaydında tekerrüre esas alınabilecek nitelikte birden fazla ilam bulunan sanık hakkında, 5275 sayılı Kanun’un 108/2. maddesi gözetilerek en ağır cezaya konu hükümlülüğün tekerrüre esas alınması gerektiği gözetilmeden birden fazla hükümlülüğün tekerrüre esas alınması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun’un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, hükmün tekerrür uygulamasına ilişkin kısmından “Adıyaman 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 2008/372 Esas, 2011/2357 Karar sayılı” bölümün çıkartılmasına karar verilmek suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3) Sanık hakkında kamu malına zarar verme suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Duruşmadan usulüne uygun haberdar edilmeyen şikayetçi İçişleri Bakanlığının gerekçeli kararın tebliği üzerine hükmü temyiz ettiği anlaşıldığından, şikayetçi kurumun 5271 sayılı CMK.nun 260/1. madde ve fıkrası uyarınca yasa yollarına başvurma hakkı bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Şikayetçi kurumun duruşmadan haberdar edilip iddia ve delillerini sunma ve davaya katılma olanağı sağlanarak, sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, iddia hakkı kısıtlanmak suretiyle CMK’nın 233 ve 234. maddelerine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, şikayetçi kurum vekilinin ve sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 17/02/2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.