YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/10285
KARAR NO : 2020/9315
KARAR TARİHİ : 23.09.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Katılan sıfatını alabilecek şekilde suçtan zarar gören şikayetçi kurum vekili Av. …’na bozma sonrası duruşma gününün usulüne uygun bildirildiği, ancak kurum vekilinin duruşmaları takip etmediği, şikayetçi kurum vekili Av. …’nın yokluğunda karar verildiği, katılma talebi de bulunmamakla birlikte gerekçeli kararın Av. … yerine dosyada vekaleti bulunan şikayetçi kurum vekili Av. …’a tebliğ edildiği, Av. …’ın hükmü süresi içerisinde temyiz ettiği anlaşılmakla, müşteki kurumun 5271 sayılı CMK’nın 260/1. maddesi uyarınca yasa yollarına başvurma hakkı olduğu belirlenerek ve aynı Kanun’un 237/2. maddesi uyarınca davaya katılmasına karar verilerek yapılan incelemede;
Sanığın suça konu bankamatiğin çelik kasanın kapağını oksijen kaynağı ile eritmesi şeklindeki eyleminin, 5237 sayılı TCK’nın 151/1, 152/2-a maddelerinde tanımlanan suçu oluşturduğu anlaşılmakla, mala zarar verme suçundan verilen hükmün zamanaşımından düşmesi gerektiğine ilişkin tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
1) Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde,
Bozmaya uyularak yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün ONANMASINA,
2) Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde,
Sanığın, Sorgun Devlet Hastanesi arka bahçesinde bulunan Türkiye İş Bankasına ait bankamatiğin kulübesinin kapısının kilidini gündüz kırmasının ardından, bankamatikteki çelik kasanın kapağını oksijen kaynağı ile eritilerek kasada bulunan 122.790,00 TL parayı çaldığı isnad edilen olayda, sanığın eylemine uyan, suç tarihi itibariyle 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b maddesinde düzenlenen suç için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Kanun’un 66/1-e, 67/4. maddelerinde belirtilen 12 yıllık dava zamanaşımının, 15.06.2006 olan suç tarihinden inceleme tarihine geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının, CMK’nın 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle istem gibi DÜŞÜRÜLMESİNE, 23.09.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verilmiştir.