YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/10509
KARAR NO : 2021/15712
KARAR TARİHİ : 04.10.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlali
HÜKÜM : Mahkumiyet, beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin sanık … lehine olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
1-Sanık … … hakkında hırsızlık suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
14.04.2011 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 31.03.2011 tarih ve 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’a eklenen geçici 2. maddesi gereğince doğrudan hükmolunan 3.000,00 TL dahil adli para cezasına ilişkin mahkûmiyet hükmünün temyizi mümkün olmadığından, katılan vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,
2- Sanıklar … … ve … … hakkında iş yeri dokunulmazlığını ihlal suçundan kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hâkimin kanaat ve takdirine göre katılan vekilinin temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
3- Sanık … hakkında hırsızlık suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile TCK’nın 53. maddesinde yapılan değişiklikle birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
a- Katılanın kollukta verdiği 11.11.2014 tarihli ifadesinde ve diğer aşamalarda sanık …’un evini aylık 50,00 TL karşılığında kiraladığını ve eve yetmiş bin tane saksı koyduğunu, sanık … ve diğer sanık …’nin evine girerek on bir çuval saksısını çaldıklarını beyan etmesine karşın sanıkların evin …’ye ait olduğunu ve evi kiraya verenin de sanık … olduğunu savunduklarının anlaşılması karşısında, mahkemece ilk olarak sanıkların evden kira alacaklarına karşılık aldıkları iddia olunan on bir çuval saksının değer tespitinin bilirkişi marifetiyle hesaplanarak kira bedeli ile orantılı olup olmadığı belirlenip, kira bedeliyle orantılı olması halinde ise evin sanıklardan kime ait olduğunun tapu kayıtlarından sorulmak suretiyle tespit edilip, sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
b- Kabule göre de;
Suça konu kiralanan evin sanıklardan …’ye ait olduğunun tespit edilmesi halinde, sanık …’un birlikte yaşadığı sanık …’nin kira alacağına karşılık suça konu saksıları çaldığı kabul edilerek eyleminin TCK’nın 144/1-b maddesinde düzenlenen suçu oluşturacağı ve 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ile uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş olup, sanığın eylemine uyan TCK’nın 144/1-b maddesinde düzenlenen suçun uzlaşma kapsamına alındığı nazara alınarak, uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 04.10.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.