YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/10806
KARAR NO : 2021/3980
KARAR TARİHİ : 02.03.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10/2. maddesinin, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, önce bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, Tebligat Kanunu’nun 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun’un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması gerekirken, sanığın yokluğunda verilen 02/09/2015 tarihli kararın doğrudan MERNİS adresi ile aynı olan bilinen en son adresine Tebligat Kanun’un 21/2. maddesine göre yapılan tebliğ işleminin geçersiz olduğunun anlaşılması karşısında, öğrenme üzerine sunulan sanığın 17/12/2015 tarihli temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek, temyiz isteminin süreden reddine ilişkin 07/01/2016 tarihli ek kararın kaldırılmasına karar verilerek 02/09/2015 tarihli hükmün yapılan incelemesinde;
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında değerlendirilmesi mümkün görülmüş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1. 28.09.2013 tarihli fotoğraf teşhis tutanağına göre; katılan … daha önceden benzer suçları işleyen şahısların fotoğrafları üzerinden sanığı kesin ve net olarak teşhis etmesi sebebiyle katılan …’e ait paranın ve müşteki …’ye ait kimliğin sanık tarafından çalındığının iddia ve kabul edildiği somut olayda; sanığın aşamalarda üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği ve katılanın talimat yoluyla ifadesinin alındığının anlaşılması karşısında; katılan ile sanığın aynı oturumda hazır edilerek, mümkün ise katılana canlı teşhis yaptırılması, eğer bu mümkün değil ise sanığın teşhise elverişli’ güncel fotoğrafları çektirilerek katılana gösterilip teşhis yaptırılması; ayrıca olay tarihinde sanığın kullandığı telefon numaralarının araştırılarak, tespit edilecek telefon numaralarının suç tarihinde olayın gerçekleştiği yerde sinyal verip vermediği, baz sinyal bilgilerini de kapsar şekilde araştırılması ve yapılacak tüm araştırma ve inceleme sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden, eksik kovuşturma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi,
2. Kabule göre de;
a) 6545 sayılı Yasa’nın 62. maddesi ile değişik TCK’nın 142/2-h maddesinin 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe girdiği ve suç tarihinin 28.09.2013 olduğunun anlaşılması karşısında; sanığın eyleminin suç tarihinde yürürlükte bulunan ve daha lehe olan TCK’nın 142/1 -b maddesine uyduğu ve 6545 sayılı Yasa ile yapılan değişiklikten önceki TCK’nın 142/1 -b maddesi ile hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, suç tarihinde yürürlükte olmayan TCK’nın 142/2-h maddesi ile hüküm kurulması,
b) Sanığın, katılana ait cüzdandan 170,00 TL para ve müştekiye ait içerisinde kimliği bulunan cüzdanı çalması şeklinde gerçekleşen eyleminde, çalman paranın ve kimliğin değeri az kabul edilemeyeceği halde 5237 sayılı TCK’nın 145. maddesi uygulanarak indirim yapılması
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı CMlUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 02.03.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.