YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/11114
KARAR NO : 2021/12855
KARAR TARİHİ : 23.06.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- Sanık … hakkında konut dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Konut dokunulmazlığını bozma suçunun birden fazla kişi tarafından işlendiğinin anlaşılması karşısında, kurulan hükümde, TCK’nın 119/1-c maddesinden uygulama yapılması gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle sanık hakkında eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından, sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 116/4. maddesinde müstakil bir suç olarak tanımlanan konut dokunulmazlığını bozma suçunu oluşturduğu nazara alınarak sanık hakkındaki temel cezanın doğrudan 5237 sayılı TCK’nın 116/4. maddesiyle belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, önce TCK’nın 116/1. maddesi gereğince 6 ay hapis cezasına ve devamında aynı Kanun’nun 116/4. maddesi gereğince 1 yıl hapis cezasına hükmedilmesi sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamış, 5271 sayılı CMK’nın 324/4. maddesinde atıfta bulunan 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutar olan 20 TL’den az olduğu halde yargılama giderinin sanıktan tahsiline karar verilmiş ise de, hüküm kesinleşinceye kadar yapılacak yargılama giderlerinin de toplam yargılama gideri kapsamında olması nedeniyle hükmün kesinleştiği tarihte sanıktan tahsili gereken yargılama giderinin yukarıda açıklanan terkin edilmesi gereken miktardan az olması halinde Devlet Hazinesi üzerinde bırakılmasının ve 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile TCK’nın 53. maddesinde yapılan değişiklikle birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
2- Sanık … hakkında hırsızlık suçundan, sanık … hakkında ise hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Sanık … yönünden, 5271 sayılı CMK’nın 324/4. maddesinde atıfta bulunan 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutar olan 20 TL’den az olduğu halde yargılama giderinin sanıktan tahsiline karar verilmiş ise de, hüküm kesinleşinceye kadar yapılacak yargılama giderlerinin de toplam yargılama gideri kapsamında olması nedeniyle hükmün kesinleştiği tarihte sanıktan tahsili gereken yargılama giderinin yukarıda açıklanan terkin edilmesi gereken miktardan az olması halinde Devlet Hazinesi üzerinde bırakılmasının ve 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile TCK’nın 53. maddesinde yapılan değişiklikle birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
a- Sanıkların, müştekinin ikametinden eşyalarını çalması şeklinde gerçekleşen olay ile ilgili olarak 31/10/2015 tarihli araştırma tutanağına göre, müştekinin, sanıkların yakalanması sırasında üzerlerinde bulunan eşyaların dışında da çalınan eşyasının olduğunu belirtmesi üzerine kolluk ekibinin sanık … ile yaptığı sözlü mülakatta, …’a bahse konu eşyaların nerede olduğunun sorulduğu ve sanığın eşyaları sakladıkları yeri tarif etmesi üzerine, eşyaların bulunup müştekiye teslim edildiğinin anlaşılması karşısında; soruşturma aşamasındaki kısmi iade nedeniyle sanık … hakkında TCK’nın 168/1-4. maddesinin uygulanmasına rızası olup olmadığı müştekiden sorularak anılan maddenin uygulanma koşulları araştırılıp sonucuna göre etkin pişmanlık hükmünün uygulama olanağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
b- Sanık … hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı TCK’nın 142/2-h, 143/1. maddeleri uyarınca hükmolunan 7 yıl 6 ay hapis cezasından, aynı Kanun’un 62/1. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılırken 6 yıl 3 ay hapis cezası yerine, hesap hatası sonucu 5 yıl 15 ay hapis cezasına karar verilmesi suretiyle eksik ceza tayin edilmesi,
c- Sanık …’in hüküm tarihinde Sakarya L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka bir suçtan hükümlü olduğunun UYAP kayıtlarından anlaşılması karşısında; duruşmadan bağışık tutulmak istediğine dair bir talebi olmadan ve bu hususta bir karar alınmadan, hükmün açıklandığı 03/02/2016 tarihli duruşmada hazır edilmeyerek mahkûmiyetine karar verilmesi suretiyle, CMK’nın 196. maddesine aykırı olarak savunma hakkının kısıtlanması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sanık … hakkında diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı kısmen istem gibi BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde sanık … yönünden 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesinin gözetilmesine, 23/06/2021 gününde oy birliği ile karar verildi.