YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/11657
KARAR NO : 2021/12387
KARAR TARİHİ : 16.06.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
I- Suça sürüklenen çocuk hakkında konut dokunulmazlığını bozma suçundan kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına yönelik temyiz itirazının incelenmesinde;
5271 sayılı CMK’nın 231/5. maddesine göre verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların, aynı maddenin 12. fıkrası uyarınca itiraza tabi olduğu, bu kararların temyizinin mümkün olmadığı ve aynı Kanun’un 264. maddesine göre de kanun yolunun ve merciin belirlenmesinde yanılma başvuranın hakkını ortadan kaldırmayacağından, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz dilekçesinin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karar yönünden itiraz niteliğinde kabul edilerek itirazın merciince incelenmesi için dosyanın incelenmeksizin istem gibi mahalline İADESİNE,
II- Suça sürüklenen çocuk hakkında mala zarar verme suçundan kurulan karara yönelik temyiz itirazının incelenmesinde;
Doğrudan hükmolunan adli para cezalarının miktar ve türüne göre; 14.04.2011 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 31.03.2011 tarih ve 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’a eklenen geçici 2. maddesi gereğince doğrudan hükmolunan 3000 TL dahil adli para cezasına mahkumiyet hükmünün temyizi mümkün olmadığından suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteminin CMUK’nın 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,
III- Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan kurulan karara yönelik temyiz itirazının incelenmesinde;
1-Oluşa ve dosya kapsamına göre; suça sürüklenen çocuğun tüm aşamalarda üzerine atılı suçu kabul etmediği ve kamera görüntülerindeki kişinin kendisi olmadığını beyan ettiğinin anlaşılması karşısında;suça sürüklenen çocuğun muhtelif mesafe ve açılardan yüksek çözünürlükte fotoğrafları temin edilerek, kamera görüntüleri ile birlikte Emniyet Genel Müdürlüğü veya Jandarma Komutanlığı Kriminal Dairesi Başkanlığına gönderilip, olaya ilişkin görüntülerin bulunduğu CD üzerinde, olanaklı ise görüntü iyileştirmesi de yapılmak suretiyle, bu görüntüler ile suça sürüklenen çocuğun fotoğrafları arasında karşılaştırılma yapılmasının sağlanarak bahse konu görüntülerdeki kişinin suça sürüklenen çocuk olup olmadığına ilişkin rapor alınarak sonucuna göre hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Kabule göre de;
a- Suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı TCK’nun 142/2-h, 31/2 maddeleri gereği belirlenen 2 yıl 6 ay hapis cezasından aynı Yasa’nın 62. maddesi gereği indirim yapılırken sonuç cezanın 2 yıl 1 ay yerine 1 yıl 13 ay olarak eksik hesaplanması
b-Suça sürüklenen çocuk ve müdafiinin 14/01/2016 tarihli duruşmada lehe hükümlerin uygulanması isteklerinin, 5237 sayılı TCK’nın 51. maddesi uyarınca erteleme hükümlerinin uygulanması talebini de içermesi ve suça sürüklenen çocuğun daha önce üç aydan fazla hapis cezasına mahkum edilmemiş olması karşısında, suç tarihi itibariyle 18 yaşından küçük olan suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı TCK’nın 51/1. maddesi uyarınca hapis cezasında erteleme sınırının 3 yıl olduğu gözetilmeden, suçu işledikten sonra yargılama sürecinde pişmanlık gösterip göstermediği dikkate alınıp tekrar suç işleyip işlemeyeceği konusunda oluşan kanaat değerlendirilerek tayin olunan 3 yılı aşmayan hapis cezasının ertelenip ertelenmeyeceğine karar verilmesi gerekirken, “şartları oluşmadığından” şeklindeki yasal olmayan gerekçe ile cezanın ertelenmesine yer olmadığına karar verilmesi,
c-18 yaşından küçük suça sürüklenen çocuk hakkında düzenlenen sosyal inceleme raporu ücretinin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6/3-c maddesindeki düzenlemeye göre yargılama gideri olarak suça sürüklenen çocuktan alınmasına hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş,suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine,16.06.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.