Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2020/12117 E. 2021/12852 K. 23.06.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/12117
KARAR NO : 2021/12852
KARAR TARİHİ : 23.06.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-Sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükümlere yönelik yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde;
14.04.2011 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 31.03.2011 tarih ve 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’a eklenen geçici 2.maddesi gereğince doğrudan hükmolunan 3.000,00 TL dahil adli para cezasına mahkûmiyet hükümlerinin temyizi mümkün olmadığından sanığın ve suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteminin CMUK’nın 317. maddesi gereğince REDDİNE,
2- Sanık hakkında hırsızlık, suça sürüklenen çocuk hakkında ise iş yeri dokunulmazlığını bozma suçlarından kurulan hükümlere yönelik yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanık … hakkında, 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile TCK’nın 53. maddesinde yapılan değişiklikle birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
3- Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık, sanık hakkında ise iş yeri dokunulmazlığını bozma suçlarından kurulan hükümlere yönelik yapılan temyiz itirazlarına gelince;
Sanık … hakkında, 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile TCK’nın 53. maddesinde yapılan değişiklikle birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
a- Sanığın daha önce kasıtlı suçtan mahkumiyetinin bulunmadığı, iş yeri dokunulmazlığını bozma suçunun niteliği gereği giderilmesi gerekli somut (maddi) bir zararın bulunmadığı, sanık hakkında daha önce hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği gerekçesine dayanılarak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verildiği, ancak, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 28/06/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 231/8. maddesinde yer alan “Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez.” cümlesi eklenmiş ise de, daha önce hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin verilen kararın kesinleşme tarihleri itibariyle engel oluşturmaması karşısında; sanık hakkında öznel koşullar yönünden değerlendirme yapılarak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilip verilemeyeceğinin tartışılması gerekirken “sanık hakkında daha önce verilen HAGB’ler olduğundan hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına” şeklindeki yasal olmayan ve yetersiz gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
b- Suça sürüklenen çocuğun 10/02/2015 tarihli duruşmada lehe hükümlerin uygulanması isteğinin, 5237 sayılı TCK’nın 51. maddesi uyarınca erteleme hükümlerinin uygulanması talebini de içermesi ve suça sürüklenen çocuğun daha önce üç aydan fazla hapis cezasına mahkum edilmemiş olması karşısında, suç tarihi itibariyle 18 yaşından küçük olan suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı TCK’nın 51/1. maddesi uyarınca hapis cezasında erteleme sınırının 3 yıl olduğu gözetilmeden, suçu işledikten sonra yargılama sürecinde pişmanlık gösterip göstermediği dikkate alınıp tekrar suç işleyip işlemeyeceği konusunda oluşan kanaat değerlendirilerek tayin olunan 3 yılı aşmayan hapis cezasının ertelenip ertelenmeyeceğine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hırsızlık suçundan cezanın ertelenmesine yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafii ve sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin bu sebeplerden dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 23.06.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.