Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2020/12160 E. 2021/16631 K. 12.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/12160
KARAR NO : 2021/16631
KARAR TARİHİ : 12.10.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-Sanık … hakkında konut dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz incelenmesinde;
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının, 15.05.2020 gün ve 31100 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile TCK’nın 53. maddesinde yapılan değişiklikle birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün ONANMASINA,
2- Sanık … hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından, sanık … hakkında hırsızlık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz incelenmesinde;
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının, 15.05.2020 gün ve 31100 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile TCK’nın 53. maddesinde yapılan değişiklikle birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.Ancak,
a-Hüküm tarihinde İskenderun T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka bir suçtan hükümlü olduğu anlaşılan sanık …’in duruşmadan bağışık tutulmak isteyip istemediği sorulmadan ve bu hususta bir karar alınmadan, hükmün açıklandığı 29/04/2014 tarihli duruşmada hazır edilmeyerek hükümlülüğüne karar verilmesi suretiyle, 5271 sayılı CMK’nın 196. maddesine aykırı olarak savunma hakkının kısıtlanması,

b-5271 sayılı CMK’nın 196/2. maddesinde yer alan “Sanık, alt sınırı beş yıl ve daha fazla hapis cezasını gerektiren suçlar hariç olmak üzere, istinabe suretiyle sorguya çekilebilir.” şeklindeki düzenleme uyarınca, 5237 sayılı TCK’nın 142/2-h maddesinde düzenlenen hırsızlık suçuna ilişkin cezanın alt sınırının 5 yıl olması karşısında, sanık …’in istinabe suretiyle sorguya çekilemeyeceği gözetilmeden savunma hakkı kısıtlanarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
c-Müştekinin yargılamada sanıklar tarafından cep telefonun ve 300 TL parasının çalındığını iddia ettiği, cep telefonu ve parasının bir kısmının sanık … tarafından karşılandığını herhangi bir tazmin talebinin olmadığını beyan etmesi karşısında; pişmanlık iradesinin ilk olarak soruşturma aşamasında tezahür ettiği de dikkate alınarak soruşturma aşamasında yapılan kısmi iade nedeniyle müştekiye, sanık … hakkında TCK’nın 168/1-4. maddesi uyarınca etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rıza gösterip göstermediği sorularak müştekinin kısmi iade nedeniyle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rıza göstermesi durumunda zararın soruşturma aşamasında giderildiğinin kabulü ile birlikte işlenen suçlarda sanıklardan birisinin veya birkaçının iade veya tazmin yükümlülüğünü yerine getirmesi halinde, diğer suç ortaklarının bu yerine getirmeye karşı çıkmadıkları taktirde etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanacakları ve dosya kapsamında sanık …’in müştekinin kısmi zararını karşıladığının anlaşılması karşısında, sanık …’in etkin pişmanlığa açıkça karşı duruş sergilemediği gözetilerek, bu sanıklar hakkında TCK’nın 168/1. maddesinin uygulanması, rıza göstermemesi durumunda ise etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde TCK’nın 168/2. maddesi uygulanarak hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş sanık … müdafii, sanık … ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı CMUK’un 326/son maddesi gözetilerek BOZULMASINA, 12.10.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.