YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/13040
KARAR NO : 2020/14256
KARAR TARİHİ : 03.12.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Karşılıksız yararlanma
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 16.03.2013 yerine 03.02.2014 şeklinde yazılması, mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
Suç tarihinde sanığın evinde yapılan denetimde düzenlenen kaçak elektrik tespit tutanağında “Sözleşme yapmadan zati sayaçtan elektrik kullandığı belirtilmiş olması karşısında; sanığın aşamalardaki savunmasında; olayın geçtiği evde, yaklaşık 3 yıl kadar kiracı olarak oturduğunu, binanın yeni olup iskanının alınmadığını, sekiz daire olarak toplu elektrik kullandığını, ancak tek fatura geldiğini, sayaca bakılarak kullandıkları kadar bedeli ödediklerini, 2016 yılının Ağustos ayında da ikameti tahliye ettiğini belirterek üzerine atılı suçlamayı kabul etmemesi karşısında, öncelikle sanığın savunmasında belirttiği hususun araştırılarak aboneliğe iskanın olmaması vb. bir idari durumun engel olup olmadığının tespiti ile savunmasının doğrulanması karşısında, karşılıksız yararlanma kastı bulunmayan sanığın beraatine karar verilmesi gerekeceği; sanığın savunmasının doğrulanmaması durumunda ise, meskende yapılan denetimde düzenlenen 16.03.2013 tarihli kaçak elektrik tespit tutanağında “zati sayaçtan enerji kullanıldığının” belirtilmesi ve kuruma kaydı bulunmayan sayacın kullanıcı tarafından istenildiği zaman değiştirilmesinin mümkün olduğu da dikkate alındığında, karşılıksız yararlanma kastının bulunup bulunmadığı yönünden, kolluk araştırması da yaptırılarak sanığın bu evde hangi tarihten itibaren oturduğu konusu netleştirilip, suça konu sayacın ne zaman takıldığı araştırılarak, kaçak kullanım süresi belirlendikten sonra, kurulu güç ile sayaçtaki tüketim miktarının, sayacın takıldığı tarihe göre karşılaştırılması yapılmak suretiyle sayaca herhangi bir müdahalenin bulunup bulunmadığının belirlenmesi hususunda bilirkişiden rapor alınması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken sanığın suça konu evdeki oturma süresi araştırılmadan kaçak kullanım süresini 90 gün olarak kabul eden, sözleşmesiz sayaçtan elektrik kullanımının kaçak elektrik kullanımı olduğunu belirtir ön kabul içerir ve buna göre hesaplama yapan yetersiz bilirkişi raporlarıyla yetinilmesi karşısında; belirtilen eksiklikleri giderici bilirkişi rapor alındıktan sonra; ayrıca kaçak kullanım süresinin tespitinden sonra yaptırılacak bilirkişi incelemesi sonucuna göre sanığın karşılıksız yararlanma kastı ile hareket ettiğinin anlaşılması durumunda da; 6352 sayılı Yasa’nın yürürlüğe girdiği 05.07.2012 tarihi sonrasında işlenen karşılıksız yararlanma suçlarında 5237 sayılı TCK’nın 163/3. ve 168/5. maddelerine göre soruşturma aşamasında Cumhuriyet Başsavcılığınca katılan kurumun vergili ve cezasız gerçek zararı bilirkişiye hesaplattırılıp, sanığa miktar da belirtilip usulüne uygun süre verilmek suretiyle “bilirkişinin hesapladığı kurumun vergili ve cezasız gerçek zararını soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin etmesi durumunda hakkında kamu davası açılmayacağına” dair bildirimde bulunulması gerektiği ve bildirim sonrası verilen sürede kurumun gerçek zararı soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin edilmesi halinde bu bir dava şartı olduğundan TCK’nın 168/5. maddesine göre kamu davasının açılamayacağı ve eğer soruşturma aşamasında bu ihtar işlemi yapılmamış olmasına rağmen sanık tarafından kovuşturma aşamasında katılan kurumun zararının tamamen karşılanması halinde bu ödemenin soruşturma aşamasında yapılmış gibi kabul edilerek sanık hakkında CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden düşme kararı verilmesi gerekeceği nazara alınarak belirtilen şekilde işlem yapılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdirinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 03/12/2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.