Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2020/13108 E. 2021/13938 K. 13.09.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/13108
KARAR NO : 2021/13938
KARAR TARİHİ : 13.09.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Gerekçeli karar başlığında suçun işlendiği zaman diliminin yazılmaması mahallinde eklenmesi mümkün bir eksiklik olarak görülmüştür.
I- Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesi uygulanmamış ise de bu durumun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
5237 sayılı TCK’nın 51. maddesinin 3. fıkrası uyarınca cezası ertelenen hükümlü hakkında, 1 yıldan az 3 yıldan fazla olmamak üzere, bir denetim süresi belirlenir, bu sürenin alt sınırı mahkûm olunan ceza süresinden az olamaz. Cezayı ertelemenin yasal sonucu olmasından dolayı zorunlu olarak hükmedilmesi gereken “denetim süresine” ilişkin hatalar “aleyhe değiştirme yasağına” konu oluşturmaz. Somut olayda, hırsızlık suçundan sonuç olarak verilen 1 yıl 8 ay hapis cezasına ilişkin cezası ertelenen sanık hakkında denetim süresinin 1 yıl olarak belirlenmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı CMUK’nın 321. maddesi gereğince istem gibi BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun’un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, hüküm fıkrasında TCK’nın 51/3. maddesinin uygulanmasına ilişkin paragraftan “1 yıl” ibaresinin çıkartılarak yerine “1 yıl 8 ay” ibaresinin eklenmesine karar verilmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II- Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarına gelince;
14/04/2011 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 31/03/2011 tarih ve 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’a eklenen geçici 2. maddesi gereğince sadece doğrudan hükmolunan 3000 TL dahil adli para cezasına mahkumiyet hükümlerinin temyizi mümkün olmayıp, hapisten çevrili adli para cezalarının ise temyizi mümkün olduğundan mala zarar verme suçu bakımından tebliğnamedeki temyiz isteminin reddine dair düşünceye iştirak edilmemiş, mala zarar verme suçundan TCK’nın 151/1 maddesi gereğince hüküm kurulurken, seçimlik cezalardan hapis cezası tercih edildiği halde TCK’nın 50/2. maddesine aykırı olarak tayin olunan hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılamamış, hükmolunan adli para cezası TCK’nın 52/4. maddesi uyarınca taksitlendirilirken, hükümlerde taksit aralıkları ile adli para cezasının belirlenmesinde esas alınan tam gün sayısı ve uygulama maddesinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
18/06/2014 tarihinde kabul edilip 28/06/2014 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 81. maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun’un 106/3. maddesi gereğince “ Hükümlü, tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde adli para cezasını ödemezse, … savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilerek, hükümlünün iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verilir. Günlük çalışma süresi, en az iki saat ve en fazla sekiz saat olacak şekilde denetimli serbestlik müdürlüğünce belirlenir. Hükümlünün, hakkında hazırlanan programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerilerine uymaması hâlinde, çalıştığı günler hapis cezasından mahsup edilerek kalan kısmın tamamı açık ceza infaz kurumunda yerine getirilir.” hükmü gözetilmeden, sanık hakkında mala zarar verme suçundan karar verilirken, adli para cezasını ödemediği takdirde ödenmeyen para cezasının hapse çevrileceği şeklinde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun’un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan “ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarına” ilişkin bölümün hüküm fıkrasından çıkarılarak, yerine “ödenmeyen adli para cezasının 6545 sayılı Kanun’un 81. maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun’un 106/3. maddesi belirtilen yönteme uygun biçimde infazına” karar verilmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
III- Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarına gelince;
1. Konut dokunulmazlığının ihlali suçunun birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi nedeniyle, sanığa konut dokunulmazlığının ihlali suçundan verilen cezanın TCK’nın 119/1-c maddesi uyarınca artırılması gerektiğinin gözetilmemesi,
2. Adli sicil kaydında sanığın suç tarihi itibariyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel sabıkası bulunmadığı, sanığın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesini talep etmesi karşısında, sanığın kişilik özelliği ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususundaki kanaat ile hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesi gerekirken, konut dokunulmazlığının ihlali suçundan hüküm kurulurken, “Sanık tarafından katılanın zararı karşılanmadığı” gerekçesiyle dosya içeriğine uygun olmayan, yetersiz gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
3. Konut dokunulmazlığının ihlali suçundan hükmolunan adli para cezası 5237 sayılı TCK’nın 52/4. maddesi uyarınca taksitlendirilirken, hükümde taksit aralıklarının gösterilmeyerek infazda duraksamaya neden olunması,
4. Kararda, konut dokunulmazlığının ihlali suçundan verilen adli para cezasının belirlenmesinde esas alınan tam gün sayısının ve uygulama maddesinin gösterilmeyerek TCK’nın 52/3. maddesine ve CMK’nın 232/6. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı kısmen istem gibi BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 13.09.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.