Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2020/14163 E. 2021/17345 K. 20.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/14163
KARAR NO : 2021/17345
KARAR TARİHİ : 20.10.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Konut dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararların itiraz merciince incelenerek karara bağlandığının anlaşılması karşısında, temyiz kapsamının hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik olduğu belirlenerek; UYAP’tan yapılan incelemede, sanık …’ın kısa kararın tefhim edildiği 30/12/2015 tarihinde Niğde E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’na hükümlü olarak girdiğinin anlaşıldığı, cezaevinde bulunan sanık …’a yapılan yasa yolu bildiriminde, CMK’nın 263. maddesine göre yasa yolu başvurusunun gerçekleştirileceğinin belirtilmemesi nedeniyle, sanık …’ın 08/01/2016 tarihli temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
I- Sanık … hakkında kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanık hakkında suç tarihi itibariyle 5237 sayılı TCK’nın 143/1. maddesi uyarınca ½ oranında artırım yapılması yerine 1/3 oranında artırım yapılarak eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından; hırsızlık suçundan kurulan hükümde sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 142/2-h, 143. ve 168. maddeleri uyarınca belirlenen 3 yıl 4 ay hapis cezasından aynı Kanun’un 62/1. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılırken 2 yıl 9 ay 10 gün yerine hesap hatası sonucu 2 yıl 11 ay 10 gün hapis cezasına hükmedilmesi suretiyle fazla ceza tayin edilmiş ise de, 5237 sayılı TCK’nın 143/1. maddesi uyarınca ½ oranında artırım yapılması yerine 1/3 oranında artırım yapılarak eksik cezaya hükmedilmesi karşısında, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04/03/2008 gün ve 47/43 sayılı kararında açıklandığı üzere, yukarıda eleştiri konusu yapılan ve sanığın gerçekte alması gereken ceza miktarından daha az bir ceza almasına yol açan mahkeme uygulamasının sanığın lehine olması nedeniyle, bu yanılgılı uygulamada yapılan hatadan ötürü ikinci kez atıfet sağlayacak şekilde bozma yapılmasının adalet ve hakkaniyete uygun olmayacağı anlaşıldığından bu husus bozma nedeni yapılmamış; 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinde öngörülen hak yoksunlukları uygulanırken, 15/04/2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile TCK’nın 53. maddesinde yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
II- Sanıklar … ve … hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Sanıkların aşamalarda alınan savunmalarında atılı suçu kabul etmedikleri, bir kısım çalınan eşyanın diğer sanık …’ın ikametinde yapılan aramada ele geçirildiği, sanık …’ın soyut suç atma niteliğindeki beyanları dışında, sanıklar …’ın üzerlerine atılı mağdur …’e yönelik hırsızlık suçunu işlediklerine ilişkin mahkumiyetlerine yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve somut delil bulunmadığı gözetilmeden sanıklar …’ın atılı suçtan beraatleri yerine, yetersiz gerekçeyle yazılı biçimde mahkumiyetlerine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’ın ve sanık … müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 20/10/2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.