YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/14445
KARAR NO : 2021/15457
KARAR TARİHİ : 29.09.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
…Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin sanık lehine ve aleyhine olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- UYAP’tan alınan güneşin doğuş ve batış çizelgesine göre, suç tarihinde güneşin batış saatinin, yaz saati uygulaması da dikkate alındığında, saat 19.36 olduğu, gece vaktinin saat 20.36’da başladığı, taraf ifadeleri ve kolluk görevlilerince düzenlenen 15/04/2015 tarihli yakalama tutanağına göre, hırsızlık suçunun saat 20.30 ila 20.35 arasında gündüz vakti işlendiğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında hırsızlık suçundan hükmolunan cezanın 5237 sayılı TCK’nın 143/1. maddesiyle artırılması suretiyle fazla ceza tayini,
2- “1. No’lu” bozma uyarınca suçun gündüz işlendiği kabulü nedeniyle, 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ile uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş olup, sanığın eylemine uyan TCK’nın 141/1. maddesinde düzenlenen suçun uzlaşma kapsamına alındığı nazara alınarak, uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
3- Sanığın suç tarihinde mağdurun aracının içinden 2,00-3,00 TL kadar bozuk para çaldığının anlaşıldığı olayda; suça konu para miktarının az oluşu göz önüne alınarak, sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 145. maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi,
4- Sanığın kovuşturma aşamasında mağdurun zararını gidermesi nedeniyle etkin pişmanlık hükümleri uygulanırken, uygulama maddesinin TCK’nın 168/2. maddesi yerine aynı Kanun’un 168/1-2. maddesi olarak hatalı gösterilmesi,
5- Sanık hakkında, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilirken, 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinde sayılan nesnel ve öznel koşulların değerlendirilip buna ilişkin gerekçelerin gösterilmesi gerektiği, sanığın adli sicil kaydına göre daha önce kasıtlı suçtan mahkumiyetinin bulunmadığı, adli sicil kaydındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin ilamın kesinleşme tarihinin 29/09/2010 olduğu, 3 yıllık denetim süresi geçtikten sonra temyize konu suçun işlendiğinin anlaşıldığı, buna göre hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi için aranan 5271 sayılı CMK’nın 231/6-a maddesinde gösterilen “kasıtlı suçtan mahkum olmama” nesnel koşulunun bulunduğu, hırsızlık suçuna ilişkin zararın sanık tarafından giderilmiş olması nedeni ile de hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin nesnel (objektif) koşullardan bir diğeri olan müştekinin maddi bir zararının olmadığı da gözetilerek, sanık hakkında 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinin 6. fıkrasının (b) bendinde belirtilen, “sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması” öznel (sübjektif) koşulunun oluşup oluşmadığı değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken “Sanığın daha önceden hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinden yararlandırılması nedeni ile hakkında CMK 231 madde hükümlerinin uygulanmasına kanunen yer olmadığına” biçimindeki yeterli olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
6- Sanık müdafiinin kısa kararın açıklandığı 11/02/2016 tarihli oturumda, sanık hakkında lehe hükümlerin uygulanmasına dair isteğinin, 5237 sayılı TCK’nın 50. maddesi uyarınca tayin olunan kısa süreli hapis cezasının seçenek tedbirlere çevrilmesi talebini de içerdiği halde, bu konuda olumlu yada olumsuz bir karar verilmemesi,
7- Sanık hakkında hırsızlık suçundan hükmolunan kısa süreli hapis cezasının, 5237 sayılı TCK’nın 51. maddesi uyarınca ertelenmesine karar verilmiş bulunmasına göre, aynı Kanun’un 53/4. maddesi uyarınca sanık hakkında aynı Kanun’un 53/1. maddesinin uygulanamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
8- Gerekçeli karar başlığında suçun işlendiği zaman diliminin gösterilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, …Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 29/09/2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.