YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/14989
KARAR NO : 2021/4522
KARAR TARİHİ : 04.03.2021
MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Suç tarihinde 15-18 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuk için 5271 sayılı CMK’nın 150/2. maddesi uyarınca zorunlu olarak görevlendirilen müdafiinin görevinin hüküm kesinleşinceye kadar devam ettiği ve suça sürüklenen çocuğun 15/01/2016 tarihli duruşmada, müdafii huzurunda delillerini belirteceğini bildirdiği gözetilmeyerek, suça sürüklenen çocuk müdafii duruşma gününden haberdar edilmeden hüküm açıklandığı gibi; yasa yolu bildiriminde “kararın suça sürüklenen çocuğun yüzüne karşı, diğer tüm tarafların yokluğunda verildiği, kararın tefhim/ tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde mahkemeye vereceği dilekçe ile veya zabıt katibine beyanda bulunularak temyiz edilebileceğinin” belirtildiği, kararın suça sürüklenen çocuk müdafiine 19/02/2016 tarihinde tebliğ edildiği ve müdafiin kararı aynı gün temyiz ettiği, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 06/02/2020 tarihinde “Karar tarihi itibariyle cezaevinde bulunan suça sürüklenen çocuğun yüzüne karşı verilen hükümde, cezaevinden kanun yollarına başvuru usulü hatırlatılmadığından, suça sürüklenen çocuğa müdafiinin temyiz dilekçesi ile gerekçeli kararın usulüne uygun olarak yapılan tebliğ işlemini müteakip, müdafiinin temyizine muvafakati bulunup bulunmadığının tutanağa bağlanıp, tebliğ belgesi ile birlikte verilmesi halinde temyiz dilekçesi eklenerek dosyanın incelenmek üzere iadesinin temini” için dosyanın iadesi üzerine, suça sürüklenen çocuğa 29/02/2020 tarihinde yapılan tebligatta “Müdafiinizin bu dosya için yapmış olduğu temyiz başvurusuna muvafakatinizin bulunup bulunmadığının bir hafta içerisinde mahkememize bildirilmesi önemle tebliğ olunur” şerhine yer verildiği, ancak bu tebligatta, suça sürüklenen çocuğun “müdafiinin temyizine onay vermemesi halinde temyizi reddetmiş sayılacağına” dair bir ihtaratın yapılmadığının anlaşılması karşısında, suça süreklenen çocuk müdafinin temyizinin usulüne uygun ve süresinde olduğu anlaşıldığından tebliğnamedeki ret isteyen düşünceye katılınmamıştır.
Suç tarihinde 15-18 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuğun, 24/01/2010 tarihinde, tespit edilemeyen zaman diliminde, müştekinin kilitli vaziyetteki aracının sürgülü yan kapısını kırarak, araç içerisindeki kar zincirini çalması biçimindeki eylemine uyan TCK’nın 142/1-b, 31/3. maddelerinde öngörülen cezanın üst sınırına göre TCK’nın 66/1-e, 66/2 ve 67/4. maddeleri uyarınca hesaplanan 7 yıl 12 aylık zamanaşımının, suçun işlendiği 24/01/2010 tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davasının, 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, 04/03/2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.