Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2020/15204 E. 2021/3639 K. 24.02.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/15204
KARAR NO : 2021/3639
KARAR TARİHİ : 24.02.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Konut dokunulmazlığının ihlali
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Karar tarihinde Osmaniye 2 No’lu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka bir suçtan hükümlü olarak bulunan sanığa hükmün 17/11/2015 tarihinde yüze karşı tefhim edildiği, ancak cezaevinde bulunan sanığa yapılan yasa yolu bildiriminde 5271 sayılı CMK’nın 263. maddesine göre yasa yolu başvurusunun gerçekleştirileceğinin belirtilmemesi nedeniyle sanığın 26/11/2015 tarihli temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan temyiz incelemesinde;
Dosya kapsamına göre, yokluğunda verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin Bodrum 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 21/10/2011 tarihli ve 2010/1065 E. – 2011/1094 K. sayılı kararının, sanığın doğrudan MERNİS adresine 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesi gereğince 02/12/2011 günü tebliğ edilerek kesinleştirilmiş ise de, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10/2. madde ve fıkrasının, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, öncelikle bilinen en son adres (“bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres”) esas alınarak, 7201 sayılı Kanun’un 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun’un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından tebligata 7201 sayılı Kanun’un 23/1-8 ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği gözetilmeksizin, sanığın sorgusunda bildirdiği bilinen son adresi olan “ ….” adresine 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21/1. maddesine göre tebligat yapılmadan, doğrudan MERNİS ibaresi ile “ ….” adresine 7201 sayılı Kanun’un 21/2. maddesine göre yapılan gerekçeli karar tebliği usulsüz olduğundan yapılan tebligatın geçerli sayılamayacağı, dolayısıyla kararın usulüne uygun olarak tebliğ edilmemesi karşısında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının henüz kesinleşmediği ve hükmün açıklanması için 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/11. maddesinde öngörülen koşulun oluşmadığı gözetilmeden, hükmün açıklanması ile yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan sebepten dolayı diğer yönleri incelenmeksizin istem gibi BOZULMASINA, 24/02/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.