Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2020/15236 E. 2021/17431 K. 25.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/15236
KARAR NO : 2021/17431
KARAR TARİHİ : 25.10.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama, mala zarar verme
HÜKÜM : Beraat, mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Katılan sıfatını alabilecek surette sanıkların üzerlerine atılı kasten yaralama suçundan zarar görmüş olup, 5271 sayılı CMK’nın 260/1 maddesi uyarınca hükmü temyiz hakkı bulunan ve davaya katılma talebinde bulunduklarını beyan ettikleri halde haklarında katılma kararı verilmeyen …, … ve …’un kararı temyiz ederek davaya katılma iradelerini ortaya koyduklarından, aynı Kanun’un 237/2. maddesi uyarınca sanıklar hakkında kasten yaralama suçundan açılan davaya katılmalarına ve yine aynı şekilde katılan sıfatını alabilecek surette sanıkların üzerine atılı mala zarar verme suçundan zarar görmüş olup, 5271 sayılı CMK’nın 260/1 maddesi uyarınca hükmü temyiz hakkı bulunan ve davaya katılma talebinde bulunduğunu beyan ettiği halde hakkında katılma kararı verilmeyen …’ın kararı temyiz ederek davaya katılma iradesini ortaya koyduğundan, aynı Kanun’un 237/2. maddesi uyarınca sanıklar hakkında mala zarar verme suçundan açılan davaya katılmasına karar verilerek ve katılan sanıklar …, … ve sanık … hakkında mala zarar verme suçundan mükerrer açılan davalara ilişkin olarak verilen ret hükümleri ile katılan sanık … hakkında …,… (1938 D.lu), …’a (1971 D.lu) yönelik kasten yaralama suçundan kurulan beraat hükümlerine ve katılan sanık … hakkında …, … (1938 D.lu), …’a yönelik kasten yaralama suçundan kurulan beraat hükümlerine ve yine katılan sanık … hakkında … (1971 D.lu), …’a yönelik kasten yaralama suçundan kurulan beraat hükümlerine yönelik herhangi bir temyiz isteminin bulunmadığı, katılan sanıklar …, … ve …’ın kendileri hakkında kurulan mahkumiyet hükümleri ile sanıklar …, …, …, … (1938 D.lu) ve … (1971 D.lu) hakkında kendilerine yönelik kasten yaralama ve mala zarar verme suçlarından verilen beraat kararlarını temyiz ettikleri belirlenerek yapılan incelemede;
1- Katılan sanıklar … ve …’ın mala zarar verme suçundan sanıklar …, …, … (1938 D.lu) ve … (1971 D.lu) hakkında kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Katılan sanıklar … ve …’ın katılan sanık …’ın aracına zarar verildiği iddiasıyla açılan davada mala zarar verme suçundan doğrudan doğruya zarar görmedikleri, bu nedenle … ve …’ın temyize yetkilerinin bulunmadığı anlaşıldığından, temyiz istemlerinin 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2- Katılan sanık …’ın … ve …’a yönelik kasten yaralama suçundan hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine ilişkin temyiz istemi ile katılan sanık …’ın … (1971 D.lu) ve …’a yönelik kasten yaralama suçundan hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine ilişkin temyiz isteminin incelemesinde;
Doğrudan hükmolunan adli para cezalarının miktar ve türüne göre; 14.04.2011 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 31.03.2011 tarih ve 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’a eklenen geçici 2. maddesi gereğince doğrudan hükmolunan 3000 TL dahil adli para cezasına mahkumiyet hükümlerinin temyizi mümkün olmadığından katılan sanıkların temyiz istemlerinin CMUK’nın 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,
3- Sanıklar …, … (1971 D.lu), … ile … hakkında katılan sanıklar …, … ve …’a yönelik kasten yaralama suçundan verilen beraat kararlarına ilişkin katılan sanıklar …, … ve …’ın temyiz istemleri ile sanıklar …, … (1971 D.lu) ve … hakkında katılan sanık …’a yönelik mala zarar verme suçundan verilen beraat kararlarına ilişkin katılan sanık …’ın temyiz isteminin ve katılan sanık … hakkında …’a yönelik kasten yaralama ve mala zarar verme, … (1938 D.lu) ve …’a yönelik kasten yaralama suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine ilişkin katılan sanık …’un temyiz isteminin incelenmesinde;
Oluşa ve dosya içeriğine göre, mahkemenin kavgayı katılan sanık …’ın çıkarttığına ilişkin kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığı, mahkemenin bu kabulüyle aslında ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığına ilişkin bir belirleme yaptığı ve buna göre … ile birlikte hareket eden katılan sanık … hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasının mümkün olmadığı ve hükümden sonra 24/10/2019 tarihinde yürürlüğe giren, 7188 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile değişik CMK’nın 253. maddesi uyarınca, uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte ve aynı mağdura karşı işlenmiş olması hâlinde uzlaşma hükümlerinin uygulanamayacağına ilişkin düzenleme karşısında; somut olayda katılan sanık …’un …’a yönelik birlikte işlediği uzlaşma kapsamında olmayan TCK’nın 86/2, 86/3-e maddelerinde tanımlanan kasten yaralama ve aynı Kanun’un 151/1. maddesinde tanımlanan mala zarar verme suçunun mağdurunun aynı kişi olması nedeniyle katılan sanık … hakkında uzlaşma hükümlerinin uygulanamayacağı anlaşılmakla; tebliğnamedeki bozma düşüncelerine iştirak edilmemiş, … hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının, 15.04.2020 tarihli ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile TCK’nın 53. maddesinde yapılan değişiklikle birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin kısmen istem gibi ONANMASINA,
4- Sanık … (1938 D.lu) hakkında katılan sanıklar …, … ve …’a yönelik kasten yaralama suçundan verilen beraat kararlarına ilişkin katılan sanıklar …, … ve …’ın temyiz istemleri ile katılan sanık …’a yönelik mala zarar verme suçundan verilen beraat kararına ilişkin katılan sanık …’ın temyiz isteminin incelenmesinde;
UYAP ortamından alınan nüfus kayıt örneğine göre, sanığın karar tarihinden sonra 07/09/2020 tarihinde öldüğü anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK’nın 64/1. ve 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddeleri uyarınca, ölüm nedeniyle hakkında düşme kararı verilip verilmeyeceğinin yerel mahkemece değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan sanıklar …, … ve …’ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin açıklanan sebepten dolayı BOZULMASINA, 25/10/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.