YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/15367
KARAR NO : 2021/16436
KARAR TARİHİ : 11.10.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, mala zarar verme, trafik güvenliğini tehlikeye sokma
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile TCK’nın 53. maddesinde yapılan değişiklikle birlikte hırsızlık ve trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçları yönünden infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş; katılanın aşamalarda, aracının torpido gözünde bulunan yedek anahtar ile çalındığına yönelik beyanları, dosya içerisinde yer alan 27.02.2014 tarihli kolluk tutanağına göre, … isimli şahsa ait anahtar ile katılana ait aracın kapısının açılabildiği ancak aracın çalıştırılamadığı, suça konu aracın kontak anahtarı üzerinde ise yedek anahtarın takılı olduğu, …’ya ait araç anahtarının da katılanın aracında ele geçtiğinin anlaşılması karşısında, hırsızlık suçu yönünden tebliğnamedeki beraate ilişkin görüşe iştirak edilmemiş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1. Sanığın alkollü halde kullandığı araçla kolluk görevlileri tarafından durdurulmak istendiği, ikazlara uymadan kaçmaya devam ettiği ve bu esnada katılana ait aracı bir başka araca çarpması şeklinde gerçekleşen olayda; hırsızlık suçunun konusu olan araç ile mala zarar verme suçunun konusunun aynı olması ve korunan hukuki yararın tek olması karşısında; ayrıca mala zarar verme suçunun oluşmayacağı gözetilmeden, sanığın 5237 sayılı TCK’nın 151/1 maddesi uyarınca mala zarar verme suçundan da cezalandırılmalarına karar verilmesi,
2. Sanığın, katılana ait aracın kapısını, …’ya ait aracın anahtarını kullanmak suretiyle açtığı ve devamında torpido gözünde bulunan yedek anahtarı alarak, suça konu aracı çaldığının anlaşılması karşısında; eylemin 5237 sayılı TCK’nın 142/2-d. maddesinde tanımlanan suçu oluşturduğu gözetilmeden aynı Kanun’un 142/1-b. maddesi ile uygulama yapılması suretiyle eksik ceza tayini,
3. 24.10.2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 24. maddesi ile düzenlenen 5271 sayılı CMK’nın 251. maddesindeki “Basit Yargılama Usulü”nün uygulanmasıyla ilgili olarak, 7188 sayılı Kanun’un 31. maddesiyle 5271 sayılı CMK’na eklenen geçici 5/1-d maddesi ile “01.01.2020 tarihi itibariyle kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz” şeklinde sınırlama getirilmiş ise de;
Hükümden sonra, 19.08.2020 tarihli ve 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 25.06.2020 tarihli ve 2020/16 Esas, 2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile yukarıda anılan geçici madde 5/1-d’ de yer alan “kovuşturma evresine geçilmiş” ibaresinin, bilahare 16.03.2021 tarihli ve 31425 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021 Karar sayılı iptal kararı ile de yukarıda anılan geçici madde 5/1-d’de yer alan ‘‘Hükme bağlanmış’’ ibaresinin aynı bentte yer alan, “Basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38.maddesine aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir.
CMK’nın 251/3. maddesinde “Basit yargılama usulü uygulanan dosyalarda sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir” şeklindeki düzenleme gereği maddi ceza hukuku anlamında sanık lehine sonuç doğurmaya elverişli olması nedeniyle, temyize konu ve CMK’nın 251/1. maddesi kapsamına giren, TCK’nın 116/1. maddesinde düzenlenen konut dokunulmazlığını ihlal suçu yönünden, aynı Kanun’un 7. ve CMK’nın 251. maddeleri uyarınca yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, hırsızlık suçu yönünden bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 11.10.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.