YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/15995
KARAR NO : 2021/18998
KARAR TARİHİ : 10.11.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Suça konu cep telefonunun, müştekinin bulunduğu salondan 23/05/2014 günü saat 03.30 ile saat 08.30 arasında, şarza takılı olarak bulunduğu yerden çalındığı, telefonun aynı gün saat 10.17’de sanığa ait hat ile kullanılmaya başlandığı, sanığın savunmasında telefonu … … adlı şahıstan satın aldığını savunduğunun anlaşılması karşısında; sanığın savunmasında bahsettiği … … adlı şahsın açık kimlik ve adres bilgisi araştırılıp, mümkünse tanık olarak beyanına başvurulması, ayrıca müşteki ve telefonun çalındığı yer olan …Severler Derneğinde suç saatlerinde bulunmakta olan kişiler dinlenerek, sanığın o saatlerde adı geçen dernekte bulunup bulunmadığının araştırılmasından sonra, sonucuna göre sanığın eyleminin hırsızlık veya suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçunu oluşturup oluşturmadığı değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik kovuşturma sonucu yazılı şekilde suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan hüküm kurulması,
2-23/05/2014 olan suç tarihinin, karar başlığında 2014 olarak gösterilmesi,
Kabule göre de;
3-Hükümden sonra 24/10/2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ile uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş olup, sanığın eylemine uyan TCK’nın 165/1. maddesinde düzenlenen suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçunun uzlaşma kapsamına alındığı nazara alınarak, uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
4-18/06/2014 tarihinde kabul edilip 28/06/2014 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 81. maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun’un 106/3. maddesi gereğince “Hükümlü, tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde adli para cezasını ödemezse, Cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilerek, hükümlünün iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verilir. Günlük çalışma süresi, en az iki saat ve en fazla sekiz saat olacak şekilde denetimli serbestlik müdürlüğünce belirlenir. Hükümlünün, hakkında hazırlanan programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerilerine uymaması hâlinde, çalıştığı günler hapis cezasından mahsup edilerek kalan kısmın tamamı açık ceza infaz kurumunda yerine getirilir.” hükmü gözetilmeden, sanık hakkında yazılı şekilde ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 10/11/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.