YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/16808
KARAR NO : 2021/21741
KARAR TARİHİ : 16.12.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu malına zarar verme, hakaret, tehdit
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1) Müşteki kurumun temyiz talebinin incelenmesinde;
Kovuşturma evresinde duruşmadan haberdar edilmeyen ve katılan sıfatını alabilecek surette kamu malına zarar verme suçundan zarar görmüş bulunan suçtan zarar gören vekilinin 5271 sayılı CMK’nun 260/1. maddesine göre, sanık hakkında kurulan hükümleri temyize hakkı bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Yoklukta verilen ve 07/11/2019 tarihinde usulüne göre tebliğ edilen kararı, CMUK’nın 310/1. maddesinde öngörülen bir haftalık süre geçtikten sonra, 21/11/2019 tarihinde temyiz eden suçtan zarar gören … vekilinin süresinde olmayan temyiz isteminin aynı Kanun’un 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,
2) Sanık ve müdafiinin kamu malına zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik yapılan temyiz talebinin incelenmesinde;
Sanık hakkında daha önce TCK’nın 58. maddesinin uygulanmış olması nedeniyle sanığın 2. kez mükerrir sayılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile TCK’nın 53. maddesinde yapılan değişiklikle birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
2) Sanık ve müdafiinin hakaret ve tehdit suçlarından kurulan hükümlere yönelik yapılan temyiz talebinin incelenmesine gelince;
24.10.2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 24. maddesi ile düzenlenen 5271 sayılı CMK’nin 251/1. maddesindeki “Basit Yargılama Usulü”nün uygulanmasıyla ilgili olarak, 7188 sayılı Kanun’un 31. maddesiyle 5271 sayılı CMK’na eklenen geçici 5/1-d maddesi ile “01/01/2020 tarihi itibariyle kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz” şeklinde sınırlama getirilmiş ise de;
Hükümden sonra, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli iptal kararı ile yukarıda anılan geçici madde 5/1-d’de yer alan hükme bağlanmış ibaresinin aynı bentte yer alan, “Basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38. maddesine aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir.
CMK’nın 251/3. maddesinde “Basit yargılama usulü uygulanan dosyalarda sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir” şeklindeki düzenleme gereği maddi ceza hukuku anlamında sanık lehine sonuç doğurmaya elverişli olması nedeniyle, temyize konu ve CMK’nın 251/1. maddesi kapsamına giren, TCK’nın 106/1-1.cümle ve 125/1-3a maddesinde düzenlenen tehdit ve hakaret suçları yönünden, aynı Kanun’un 7. ve CMK’nın 251. maddeleri uyarınca yeniden değerlendirilme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan sebepten dolayı isteme aykırı olarak, BOZULMASINA, 16.12.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.