Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2020/17297 E. 2021/4289 K. 03.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/17297
KARAR NO : 2021/4289
KARAR TARİHİ : 03.03.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Düşme

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Kemalpaşa Cumhuriyet Başsavcılığının 18/07/2014 tarihli iddianamesindeki sevk ve anlatıma göre, temyize konu kamu davasının sadece banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan açılmış olması nedeniyle, mahallince sanık hakkında hırsızlık suçundan zamanaşımı süresi içinde ek kamu davası açılmasının olanaklı olduğu ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin sanık aleyhine olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Dairemizin 17/04/2019 tarihli, 2018/1984 Esas, 2019/7470 Karar sayılı bozma ilamında da belirtildiği üzere, banka veya kredi kartının hukuka aykırı olarak ele geçirilmesi durumunda oluşabilecek hırsızlık, yağma, güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık gibi suçlar ile banka veya kredi kartlarını kötüye kullanma suçu arasında gerçek içtima kuralının uygulanarak failin her bir suçtan ayrı ayrı cezalandırılması gerektiği göz önüne alınarak, suç tarihinde sanığın bulunduğu Halk Bankası’na ait ATM’ye gelen müştekinin para çekimine yardımcı olması için kartını ve şifresinin yazılı olduğu kağıdı sanığa verdiği, sanığın önce bankamatik kartını bankamatiğe taktığı ve müştekiye hitaben makinenin kartı vermediğini, gidip banka görevlisine söylemesini beyan etmesi üzerine müştekinin banka kapısına gittiği sırada sanığın farkettirmeden bankamatik kartını alıp sakladığı, bankanın kapalı olması sebebiyle müştekinin geri döndüğünde ise sanığın, şifrenin yazılı olduğu kağıdı geri verip, şifre yanlış olduğu için makinenin kartı yuttuğunu, banka açılınca kartını alabileceğini söyleyerek oradan uzaklaştığı ve Ziraat Bankasına ait ortak ATM’ye giderek bankamatikten müştekinin kartını ve şifresini kullanarak 790,00 TL para çektiğinin anlaşıldığı olayda; sanığın, müştekinin ekonomik değer taşıdığından kuşku bulunmayan menkul mal niteliğindeki banka kartını sahibinin rızası dışında alması ve akabinde de hukuka aykırı şekilde ele geçirdiği kart ile para çekmesi eylemlerinin hırsızlık ve banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçlarını oluşturmakla birlikte, Kemalpaşa Cumhuriyet Başsavcılığının 18/07/2014 tarihli iddianamesindeki sevk ve anlatıma göre, sanık hakkında sadece banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan kamu davası açıldığı, 5271 sayılı CMK’nın 225/1. maddesine göre, hükmün ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil hakkında kurulabileceğinin düzenlenmesi karşısında, hükmün konusunun iddianamede gösterilen eylemden ibaret olduğu, iddianamede dava konusu yapılan fiilin bir başka olaya dayalı olmadan bağımsız olarak açıklanıp belirtilmesinin gerektiği, aksine uygulamanın hangi eylemden dolayı dava açıldığı ve hangi iddiaya karşı savunma yapılacağı hususunda karışıklığa neden olacağı, bu itibarla sanık hakkında iddianame içeriğine göre hırsızlık suçundan dolayı açılmış bir dava bulunmadığı nazara alınarak, sanık hakkında banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan dolayı mahkumiyet kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, hırsızlık suçundan uzlaşma nedeniyle kamu davasının düşmesine dair yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 03/03/2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.