Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2020/17644 E. 2020/14483 K. 07.12.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/17644
KARAR NO : 2020/14483
KARAR TARİHİ : 07.12.2020

Hırsızlık suçundan suça sürüklenen çocuk …’nın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 141/1 ve 31/3. maddeleri uyarınca 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar anılan Kanun’un 53/1-a-d-e maddesindeki haklardan, koşullu salıverilinceye kadar ise aynı Kanun’un 53/1-c maddesindeki haklardan yoksun bırakılmasına dair… Asliye Ceza Mahkemesinin 03/03/2016 tarihli ve 2015/613 esas, 2016/327 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 30/03/2020 gün ve 94660652-105-03-13018-2019-Kyb sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 08/06/2020 gün ve 2020/49553 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
1- Suça sürüklenen çocuğun suç tarihi itibari ile hapis cezasına mahkûmiyetinin bulunmadığı cihetle, 5237 sayılı Kanun’un 50/3. maddesinde yer alan “Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az sürelihapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir.” şeklindeki düzenleme gereğince, kısa süreli hapis cezasının seçenek yaptırıma çevrilmesinin zorunlu olduğunun gözetilmemesinde,
2- Fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan suça sürüklenen çocuk hakkında, 5237 sayılı Kanun’un 53/4. maddesinde yer alan “fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında birinci fıkra hükmü uygulanmaz.” şeklindeki düzenleme karşısında, aynı Kanun’un 53/1. maddesindeki haklardan yoksun bırakılmasına karar verilemeyeceğinin dikkate alınmamasında,
3- Nüfus kaydına göre 06/06/1997 doğumlu olan suça sürüklenen çocuğun 18 yaşını tamamlamış olduğu gözetilmeden, 15/12/2015 ve hükmün açıklandığı 03/03/2016 tarihli oturumların 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 182/1 ve 185/1. maddelerine aykırı olarak açık yerine kapalı yapılması suretiyle aleniyet ilkesinin ihlal edilmesinde isabet görülmediğinden, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
1- Nüfus kaydına göre 06/06/1997 doğumlu olan suça sürüklenen çocuk …’nın onsekiz yaşını tamamlamış olduğu gözetilmeden, 15/12/2015 ve hükmün açıklandığı 03/03/2016 tarihli oturumların 5271 sayılı CMK’nın 182/1 ve 185/1. maddelerine aykırı olarak açık yerine kapalı yapılması suretiyle aleniyet ilkesinin ihlal edilmesi,
2- 5237 sayılı TCK’nın 50/3. maddesi gereğince, daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş olup, suçu işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış olan suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan belirlenen kısa süreli hapis cezasının, aynı maddenin 1. fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin zorunlu olduğunun gözetilmemesi,
3- 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin 4. fıkrası gereğince fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan suça sürüklenen çocuk hakkında aynı maddenin 1. fıkrasında sayılan hak yoksunluklarına hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi nedenleriyle kanun yararına bozma istemleri yerinde görüldüğünden, …Asliye Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 03.03.2016 tarihli ve 2015/613 E., 2016/327 K. sayılı kararın, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkra (b) bendi uyarınca sonraki işlemlerin yerel mahkemece yerine getirilmesine, 07/12/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.