Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2020/17648 E. 2021/2879 K. 17.02.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/17648
KARAR NO : 2021/2879
KARAR TARİHİ : 17.02.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme, suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi
HÜKÜM : Mahkumiyet, beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- Soruşturma evraklarının birkısmının (sanıklar hakkında hükümlere esas alınan iletişimin tespiti, dinlenmesi, kayda alınmasına dair belgeler, bazı fiziki takip tutanakları, sanıkların kullandıkları telefonlara ait arayan aranan ve baz istasyonlarını gösterir görüşme kayıtları ile birkısım arama tutanaklarının) dosyada bulunmadığı anlaşıldığından, tüm soruşturma evraklarının aslı veya onaylı suretlerinin denetime olanak verecek şekilde dosya içerisine konulması,
2- 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10/2. fıkrasının, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, önce bilinen en son adres (Bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, Tebligat Kanunu’nun 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun’un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci

tarafından, tebligata, Tebligat Kanunu’nun 23/1-8 ve Tebligat Kanunu’nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerekir.
İncelenen dosyada; katılan …’ın yokluğunda verilen hükmün bildirmiş olduğu adresine doğrudan 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesine göre tebliğe çıkarıldığı, muhtar adına tebliğ edilmiş olduğu ve dosyada başkaca tebliğ evrakına rastlanmadığı, yine katılan … için en son bildirdiği adresten farklı olan bir adrese tebligat çıkarılarak, tebligat evrakının muhtara teslim edildiği, bu şekilde yapılan karar tebliği işlemlerinin geçersiz olduğunun anlaşılması karşısında; gerekçeli kararın öncelikle katılanların kovuşturma aşamasında bildirdikleri en son adreslerine başvurabilecekleri kanun yolları ve başvuru süresini bildirir meşruhatlı biçimde usulüne uygun olarak tebliğinin yapılması, bu adreslerine tebliğ yapılamaması halinde katılanların güncel MERNİS adreslerine usulüne uygun olarak tebliğ edilmesi, tebellüğ belgesi ile verilmesi halinde temyiz dilekçeleri de eklendikten sonra bu hususta ek tebliğname düzenlenmesi,
3- Sanıkların birkısmının tutuklu olması nedeniyle, müşteki … ile …’ya duruşma gününü bildiren tebligat gönderilmeden, doğrudan zorla getirilmelerine karar verildiği, ancak zorla getirme müzekkerelerinin bila ikmal iade edildiği belirlenmekle; katılan sıfatını alabilecek şekilde suçlardan zarar gören, davaya katılma ve 5271 sayılı CMK’nin 260/1. maddesi uyarınca yasa yollarına başvurma hakkı olan müşteki … ile …’nın yöntemine uygun şekilde anılan Kanun’un 234/1-b-1. maddesi uyarınca sanıklar hakkında açılan davalardan haberdar edilmedikleri ve davaya katılmaları için olanak tanınmadığı, ayrıca yokluğunda verilen kararların müştekilere tebliğ edildiğine dair dosya içerisinde bilgi ya da belge bulunmadığının anlaşılması karşısında; gerekçeli kararın usulüne uygun olarak müştekiler … ile …’ya tebliğ edilmesi, tebellüğ belgesi ile verilmesi halinde temyiz dilekçeleri de eklendikten sonra bu hususta ek tebliğname düzenlenmesi,
4- Temyize gelmeyen diğer sanık …’nun yokluğunda verilen hükmün, sanığın kovuşturma aşamasında ifadesinde bildirdiği son bilinen adresine tebliğ yapılmadan, doğrudan mernis adresine tebliğe çıkarıldığı ve “muhatap işte olduğundan birlikte oturan akrabası Sevim Çetin” imzasına tebliğ edildiği, tebligat yapılan adresin sanık tarafından bildirilmemesi ve tebligatı alan muhatabın görünüşüne göre ehil olup olmadığının da tebligat zarfında yazılmaması nedenleriyle yapılan karar tebliği işleminin geçersiz olması karşısında; sanık …’ya gerekçeli kararın usulüne
uygun şekilde (sanığın cezaevinde olması halinde cezaevinde bizzat okunup anlatılarak tebliği, aksi halde ifadesinde bildirdiği son bilinen adresine kararın tebliği, bu adrese de tebliğ yapılamaması halinde güncel MERNİS adresine tebliğ yapılmak suretiyle) tebliğ edilerek, tebliğ belgesi ile birlikte verilmesi halinde temyiz dilekçesi eklendikten sonra ek tebliğname düzenlenmesi,
5- Katılan … vekilinin, sanıklar … ve … hakkında verilen beraat hükümlerinin yanısıra, sanıklar hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerini de lehine vekalet ücreti verilmemesi yönünden temyiz ettiğinin anlaşılması karşısında; katılan … vekilinin sanık … hakkında katılan kuruma yönelik kurulan mahkumiyet hükümlerine dair temyiz istemiyle ilgili ek tebliğname düzenlenmesi,
6- Katılan … vekili sıfatıyla hükmü temyiz eden Av. …’ün katılan kurum vekili olduğuna dair dosyada vekaletnamesine rastlanmadığından Av. …’ün katılan kurum vekili olduğuna dair vekaletnamesi olup olmadığı araştırılıp adı geçen avukatın katılan kurum vekili olduğuna dair vekaletname varsa dosyaya eklenmesinden sonra incelenmek üzere iadesinin sağlanması,
7- Katılanlar … vekilinin temyiz dilekçesinin sanık … müdafii ile sanık …’a, katılan … vekilinin temyiz dilekçesinin sanık … müdafiine, katılan Muhammet Kalkan vekilinin temyiz dilekçesinin de sanıklar … ve … müdafiileri ile sanıklar …, …, … ve …’a tebliğine dair belgeye rastlanmadığının anlaşılması karşısında; bahsedilen temyiz dilekçelerinin adı geçenlere usulüne uygun olarak tebliğ edilip dairemize gönderilmesi için dosyanın incelenmeksizin mahalline İADE edilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE, 17/02/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.