Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2020/18298 E. 2021/5906 K. 18.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/18298
KARAR NO : 2021/5906
KARAR TARİHİ : 18.03.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Mahkemece, Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 07/06/2018 tarihli ve 2015/6697 Esas, 2018/4387 Karar sayılı bozma ilamına uyulmasına karar verilerek dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderildiği, Edirne Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 19/08/2018 tarihli yazısı ile Fas ülkesi vatandaşı olan müştekinin ikametgahının Fas ülkesinde olması, 5271 sayılı CMK’nın 253/6. maddesi ve Uzlaştırma Yönetmeliğinin 7/12. maddesi gereğince yurt dışında oturan müştekiye ulaşılamayacağından uzlaşma yoluna gidilemediği ve uzlaşmanın sağlanamadığının belirtilmesi nedeniyle mahkemece, uzlaştırma raporuna göre uzlaşmanın sağlanamadığı gerekçesiyle sanığın mahkumiyetine karar verilmişse de; 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253. maddesinin 6. fıkrasında yer alan, “Resmî mercilere beyan edilmiş olup da soruşturma dosyasında yer alan adreste bulunmama veya yurt dışında olma ya da başka bir nedenle mağdura, suçtan zarar görene, şüpheliye veya bunların kanunî temsilcisine ulaşılamaması halinde, uzlaştırma yoluna gidilmeksizin soruşturma sonuçlandırılır.” şeklindeki, Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliğinin 7/12. maddesinde yer alan, “Resmî mercilere beyan edilmiş olup da soruşturma veya kovuşturma dosyasında yer alan adreste bulunmama veya yurt dışında olma ya da başka bir nedenle mağdura, suçtan zarar görene, şüpheliye, sanığa veya kanunî temsilcisine ulaşılamaması hâlinde soruşturma veya kovuşturma konusu suçla ilgili uzlaştırma yoluna gidilmez.” şeklindeki, aynı Yönetmeliğin 29/7. maddesinde yer alan, “Uzlaşma teklifinde bulunmak için çağrı; telefon, telgraf, faks, elektronik posta gibi araçlardan yararlanılmak suretiyle de yapılabilir. Ancak, bu çağrı uzlaşma teklifi anlamına gelmez.” şeklindeki, anılan Yönetmeliğin 29/6. maddesinde yer alan, “uzlaştırmacının uzlaşma teklifinde bulunacağı şüpheli, sanık, katılan, mağdur veya suçtan zarar gören ya da kanunî temsilcilerine iletişim araçlarıyla ulaşılamaması hâlinde açıklamalı uzlaşma teklifi büro aracılığıyla yapılır.” şeklindeki, bahsi geçen Yönetmeliğin 29/3. maddesinde yer alan, “Uzlaştırmacı, uzlaşma teklifini büro aracılığıyla açıklamalı tebligat, istinabe veya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) yoluyla da yapabilir.” şeklindeki, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10/1. maddesinde yer alan, “Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır.” şeklindeki düzenleme ve aynı Kanun’un 25. maddesindeki düzenlemeler hep birlikte değerlendirildiğinde; uzlaştırma yoluna gidilip gidilemeyeceğinin değerlendirilmesinde, müştekinin sırf yabancı ülke vatandaşı olması ve yurt dışında oturmasının yeterli bulunmadığı, müştekinin soruşturma aşamasında alınan ifadesinde kimlik, yurt dışı adres bilgileri de bulunduğu gözetilerek, dosyanın uzlaşma işlemlerinin yapılması için uzlaştırma bürosuna gönderilmesi, uzlaştırma teklifinin yukarıda anılan kanun ve yönetmelik hükümlerine uygun olarak uzlaştırma bürosunca yapılması, bu suretle müştekiye ulaşılamaması halinde uzlaştırma yoluna gidilemeyeceğinin kabul edilmesi gerektiği gözetilmeksizin, mahkemece Edirne Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 19/08/2018 tarihli yazısına göre uzlaşmanın sağlanamadığı gerekçesiyle yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 18/03/2021 gününde oybirliği ile karar verildi.