YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/19129
KARAR NO : 2021/4614
KARAR TARİHİ : 08.03.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
I- Sanık … hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde,
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre sanık …’un temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
II- Suça sürüklenen çocuk … hakkında suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde,
Suça sürüklenen çocuk … ve sanıkların aşamalarda değişmeyen ve çelişmeyen birbiri ile tutarlı savunmaları değerlendirildiğinde, suça sürüklenen çocuğun hırsızlık eylemine doğrudan iştirak ettiğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı bir delil bulunmadığı anlaşıldığından, tebliğnamedeki 1 numaralı bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Milas Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından suça sürüklenen çocuk … hakkında TCK’nun 142/2-e ve 116/1 maddelerinde düzenlenen hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından cezalandırılması talebi ile 16/06/2015 tarihli iddianamenin düzenlendiği, suça sürüklenen çocuk hakkında TCK’nun 165. maddesinde düzenlenen suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan cezalandırılması için kamu davası açılmadığı, iddianame içeriğinde bu suçun anlatılmadığı, ayrıntıları Ceza Genel Kurulu’nun 06/05/2014 tarih ve 2012/6-1486 Esas, 2014/238 sayılı kararında belirtildiği üzere 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 225/1. maddesinde yer alan, “Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir.” şeklindeki düzenlemeye göre, hakkında açılmış dava bulunmayan ve iddianamede anlatılış tarzına göre unsurları gösterilmeyen 5237 sayılı Kanun’un 165. maddesindeki suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan birleştirme talepli kamu davası açılması sağlanıp bu dosya ile birleştirilerek hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Hükümden sonra 02/12/2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nun 253. maddesinin 1. fıkrasına eklenen 5237 sayılı TCK’nun 165/1. maddesinde tanımı yapılan ve sanığın eylemine uyan suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçunun da uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK’nun 7/2. maddesi uyarınca; ”Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.” hükmü de gözetilerek 6763 sayılı Kanun’un 35. maddesi ile değişik CMK’nun 254. maddesi uyarınca aynı Kanun’un 253. maddesinde belirtilen esas ve usûle göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra ve sonucuna göre suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
3- Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.11.2018 tarihli ve 2016/6-986 Esas, 2018/554 Karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere, 15-18 yaş aralığında bulunan suça sürüklenen çocuk hakkında 5395 sayılı Kanunun 35/1. maddesi uyarınca sosyal inceleme yaptırılıp rapor aldırılmasının zorunlu olmadığı ancak rapor aldırılmaması halinde gerekçesinin kararda gösterilmesi gerektiği halde, suça sürüklenen çocuk hakkında sosyal inceleme raporu aldırılmama nedeninin gerekçeli kararda gösterilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk … müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 08/03/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.