YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/19151
KARAR NO : 2021/4861
KARAR TARİHİ : 09.03.2021
MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1)Suça sürüklenen çocuk hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Hükmolunan adli para cezasının miktar ve türüne göre; 14.04.2011 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 31.03.2011 tarih ve 6217 sayılı Yasanın 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’a eklenen geçici 2. maddesi gereğince doğrudan hükmolunan 3.000 TL dahil adli para cezasına mahkumiyet hükümlerinin temyizi mümkün olmadığından suça sürüklenen çocuğun temyiz isteğinin 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi gereğince isteme aykırı olarak REDDİNE,
2)Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan kurulan temyiz incelemesinde;
Samsun Çocuk Mahkemesi’nin 28/12/2011 tarih, 2011/480 Esas ve 2011/643 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 31/10/2013 tarihinde kesinleşmesinin ardından suça sürüklenen çocuğun denetim süresi içerisinde 03/07/2014 tarihinde kasten yaralama suçunu işlediği ve bu suçtan yapılan kovuşturma sonucunda Samsun 1.Çocuk Mahkemesince TCK’nın 86/2, 86/3-e, 31/3 maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilerek, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın açıklanması için ihbarda bulunulması nedeniyle, 25/02/2016 tarihinde yerel mahkemece önceki hükmün açıklandığı; hükümden sonra 02/12/2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nun 253. maddesinin 1. fıkrasına eklenen (c) bendi uyarınca “Mağdurun veya suçtan zarar görenin gerçek veya özel hukuk tüzel kişisi olması koşuluyla, suça sürüklenen çocuklar bakımından ayrıca, üst sınırı üç yılı geçmeyen hapis veya adli para cezasını gerektiren suçların” uzlaşma kapsamına alınması nedeniyle suça sürüklenen çocuğun hükmün açıklanmasına esas olan kasten yaralama suçunun uzlaşma kapsamına alınması nedeniyle, 5237 sayılı TCK’nun 7/2. maddesi uyarınca; ”Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.” hükmü de gözetilerek 6763 sayılı Kanun’un 35. maddesi ile değişik CMK’nun 254. maddesi uyarınca aynı Kanun’un 253. maddesinde belirtilen esas ve usûle göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra sonucuna göre suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi gerekmekte ise de; suça sürüklenen çocuğun güncel adli sicil kaydının incelemesinde; denetim süresi içinde işlenmiş ve hükmün açıklanmasına esas alınabilecek farklı mahkumiyetleri bulunduğu ve bu sebeple hükmün açıklanması koşullarının oluştuğu belirlenerek yapılan incelemede;
Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan hüküm kurulurken önce yaş küçüklüğü, daha sonra etkin pişmanlık nedeniyle indirim hükümlerinin uygulanması gerekirken, 5237 sayılı TCK’nun 61. maddesine aykırı olacak şekilde TCK’nın 31/2. maddesininin TCK’nın 168. maddesinden sonra uygulanması sonuç cezayı değiştirmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz nedenleri yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, 09/03/2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.