Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2020/19618 E. 2021/14440 K. 16.09.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/19618
KARAR NO : 2021/14440
KARAR TARİHİ : 16.09.2021

MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz dilekçesinin netice ve talep kısmında mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesi talep edildiğinden mala zarar verme suçu bakımından da temyiz talebinde bulunulduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
I) Suça sürüklenen çocuk hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
14/04/2011 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 31/03/2011 tarih ve 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’a eklenen geçici 2. maddesi gereğince doğrudan hükmolunan 3.000,00 TL dahil adli para cezasına mahkûmiyet hükümlerinin temyizi mümkün olmadığından suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,
II) Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
1) Suça sürüklenen çocuğun cami içerisine girerek 83,85 TL para çaldığı olayda, eylemin niteliği ile ilgili Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 28.02.2017 tarih, 2016/2-833 Esas ve 2017/115 Karar sayılı ilamında “Kanun koyucu, hırsızlık suçunun ibadete ayrılmış yerlerde bulunan eşya hakkında işlenmesi haline özel bir önem atfederek bu durumu cezayı artıran nitelikli hal olarak kabul etmiştir. İbadete ayrılmış yerin bina niteliğinde olmasında bir zorunluluk bulunmadığı göz önüne alındığında, suçun bina vasfında olmayan ibadete ayrılmış yerlerde işlenmesi durumunda bu nitelikli halin uygulanacağında bir şüphe bulunmamaktadır. İbadete ayrılmış yerin bina vasfında olması durumunda ise bu yerin bina niteliği esas alınmaksızın daha az cezayı öngören 142. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinin uygulanması, aynı maddenin 2. fıkrasının (h) bendinin ancak bu yerlerin ibadete ayrılmış yer vasfını kaybetmesinden sonra tatbik edilmesi sonucunu doğuracaktır ki bu durum kanun koyucunun iradesine aykırılık teşkil edecektir. Buna göre; Kayacık Camii içerisinde bulunan paraları çalmak suretiyle TCK’nın 142. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde düzenlenen “Kamu kurum ve kuruluşlarında veya ibadete ayrılmış yerlerde bulunan ya da kamu yararına veya hizmetine tahsis edilen eşya hakkında” ve 2. fıkrasının (h) bendinde düzenlenen “Herkesin girebileceği bir yerde bırakılmakla birlikte kilitlenmek suretiyle ya da bina veya eklentileri içinde muhafaza altına alınmış olan eşya hakkında” olmak üzere hırsızlık suçunun iki farklı nitelikli halini ihlal eden sanığın, suçun daha ağır cezayı içeren nitelikli hali olan TCK’nın 142. maddesinin 2. fıkrasının (h) bendi uyarınca cezalandırılması gerekmektedir.” şeklinde belirtildiği anlaşılmakla suça sürüklenen çocuğun eylemi 5237 sayılı TCK’nın 142/2-h maddesi kapsamında kalmasına rağmen aynı Yasa’nın 142/1- a maddesi uyarınca hüküm kurulması,
2) Camiiden çalınan paranın 83,85 TL olduğu anlaşılmakla; suça sürüklenen çocuk hakkında TCK’nın 145. maddesi hükümlerinin uygulanmaması,
3) Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20/11/2018 tarihli ve 2016/6-986 Esas, 2018/554 Karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 35. maddesi ve Çocuk Koruma Kanunu’nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 20 ve 21. maddeleri uyarınca; fiil işlendiği sırada 15-18 yaş grubu içerisinde bulunan suça sürüklenen çocuğun işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığının takdiri bakımından, mahkemece sosyal inceleme raporu alınmadan veya alınmaması durumunda gerekçesi kararda gösterilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
4) Suça sürüklenen çocuğun TCK’nın 142/1-a, 143, 31/3 ve 62. maddelerinin uygulanması neticesi 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılması gerekirken hesap hatası yapılarak 1 yıl 18 ay hapis cezasına mahkumiyetine karar verilerek eksik cezaya hükmolunması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde, 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca suça sürüklenen çocuğun kazanılmış hakkının gözetilmesine, 16/09/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.