YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/19828
KARAR NO : 2021/14870
KARAR TARİHİ : 22.09.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-İnceleme konusu olayda sanığın kiraya verdiği gayrimenkulün bir kısım kira bedelinin ödenmemesi ve işyerinin kapatılıp terk edilmesi üzerine işyerindeki müştekiye ait eşyaları olduğu gibi alıp bir depoya taşıyıp koyduğu ve eşyaların tamamen muhafaza edildiği yolundaki sanık savunması karşısında eşyalarda bir eksilme olup olmadığı suç tarihi itibarıyla tamamının depoda muhafaza edilip edilmediği açıklığa kavuşturulup tamamı muhafaza edilmeye devam ediliyor ise eylemin suç teşkil etmeyeceği tahliye mevzuatından kaynaklanan hukuki ihtilaf niteliğinde kalabileceği gözetilmeden eksik kovuşturma ile yazılı şekilde TCK’nın 144/1-b maddesi kapsamında kabul edilerek hüküm kurulması,
2-Kabule göre de; hükümden sonra 02/12/2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 34. maddesi ile CMK’nun 253. maddesinin 3. fıkrasında yer alan “Etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile” ibaresinin madde metninden çıkarılmış olması sebebiyle, CMK’nun 253/2. fıkrası gereğince TCK’nun 144/1-b maddesinin de uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK’nun 7/2. maddesi uyarınca, “Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur” hükmü de gözetilerek, 6763 sayılı Kanun’un 35. maddesi ile değişik CMK’nun 254. maddesi uyarınca aynı Kanun’un 253. maddesinde belirtilen esas ve usullere göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra sonucuna göre, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
3-24.10.2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 24. maddesi ile düzenlenen 5271 sayılı CMK’nın 251/1. maddesindeki “Basit Yargılama Usulü”nün uygulanmasıyla ilgili olarak, 7188 sayılı Kanun’un 31. maddesiyle 5271 sayılı CMK’na eklenen geçici 5/1-d maddesi ile “01/01/2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz” şeklinde sınırlama getirilmiş ise de;
Hükümden sonra Anayasa Mahkemesi’nin 14.01.2021 tarihli iptal kararı ile yukarıda anılan geçici 5/1-d’de yer alan hükme bağlanmış ibaresinin aynı bentte yer alan , “Basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38. maddesine aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir.
CMK’nın 251/3. maddesinde “Basit yargılama usulü uygulanan dosyalarda sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir” şeklindeki düzenleme gereği maddi ceza hukuku anlamında sanık lehine sonuç doğurmaya elverişli olması nedeniyle, temyize konu ve CMK’nın 251/1 maddesi kapsamına giren TCK’nın 144/1-b maddesinde düzenlenen hırsızlık suçu yönünden aynı Kanun’un 7. ve CMK’nın 251. maddeleri uyarınca yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, 22.09.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.