YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/20342
KARAR NO : 2022/353
KARAR TARİHİ : 11.01.2022
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinde öngörülen hak yoksunlukları uygulanırken, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile TCK’nın 53. maddesinde yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Yargıtay 17. Ceza Dairesinin 05.11.2018 tarihli, 2016/14441 E 2018/13723 K sayılı bozma kararında, “sanığın çeşitli açı ve pozisyonlardan çekilen ve dosya arasında bulunan teşhise esas fotoğrafları ile CD görüntülerinin ve bu görüntülerden elde edilen fotoğrafların bu konuda uzman Adli Tıp Kurumu ya da Polis Kriminal Laboratuvarına gönderilerek, görüntülerdeki şahsın sanık olup olmadığı konusunda rapor alınması, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin” belirtildiği, bozma sonrasında dosyanın bilirkişi incelemesi yapılması için İstanbul Kriminal Polis Labaratuvarı’na gönderildiği; ancak İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 29.01.2019 tarihli yazısıyla “laboratuvarda uzman personel, altyapıda-incelemede kullanılacak teknolojik cihaz ve ekipman mevcut olmadığından inceleme talebinin yapılamadığının” belirtildiği, akabinde dosyayı incelenmek üzere, polis memuru olan …’in bilirkişi olarak atandığı ve …’in düzenlediği rapor esas alınarak karar verildiği ve bu şekilde bozmanın gereklerinin yerine getirilmediği anlaşılmakla, konuda uzman Adli Tıp Kurumu ya da Polis Kriminal Laboratuvarından alınacak rapora göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak sanık hakkında yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 11.01.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.