YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/2060
KARAR NO : 2020/13304
KARAR TARİHİ : 19.11.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- 5237 sayılı TCK’nın 50/3. maddesinde daha önce hapis cezası ile mahkum olmayan 18 yaşını doldurmamış çocukların mahkum edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezalarının aynı maddenin birinci fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrileceği belirtilmiş, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 106/4. maddesinde “Çocuklar hakkında hükmedilen adli para cezasının ödenmemesi halinde bu ceza hapse çevrilemez, bu takdirde onbirinci fıkra hükmü uygulanır.” şeklinde düzenleme yapılmıştır. Her ne kadar 5237 sayılı TCK’nın 50/6. maddesinde seçenek tedbirin yerine getirilmemesi halinde tedbire çevrilen kısa süreli hapis cezasının tamamen veya kısmen infazına karar verileceği belirtilmiş ise de, yukarıda açıklanan düzenlemeler karşısında 5237 sayılı TCK’nın 50/6. maddesinin çocuklar yönünden uygulanamayacağı, hükmolunan seçenek tedbirin yerine getirilmemesi halinde diğer seçenek tedbirlerden birine veya adli para cezasına karar verilebileceği sonucuna varılmaktadır. Bu itibarla suça sürüklenen çocuk hakkında konut dokunulmazlığının ihlali suçundan hükmolunan kısa süreli hapis cezasından çevrilen seçenek tedbirin yerine getirilmemesi halinde hapis cezasının tamamen veya kısmen infaz edileceği ihtarı yapılamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde “seçenek yaptırımın tekrar hapis cezasına dönüşeceğinin ihtarına” karar verilmesi,
2- Konut dokunulmazlığının ihlali suçunun birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi nedeniyle 5237 sayılı TCK’nın 119/1-c maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
3-Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün gerekçesinde ”SSÇ’nin daha önce de mahkememizde hırsızlık suçundan yargılanması, kişiliği dikkate alındığında hırsızlık kastı ile bu bisikleti aldıkları vicdani kanaatine varıldığından kullanma hırsızlığı yasa maddeleri uygulanmamış… ” denilmiş olmasına rağmen hüküm fıkrasında kullanma hırsızlığına ilişkin hükümler uygulanmak suretiyle gerekçe ile hüküm arasında çelişki meydana getirilmiş olması,
Kabule göre de;
4- TCK’nın 146. maddesinde düzenlenen kullanma hırsızlığı suçunun takibinin şikayete bağlı olduğu ve müştekinin ise şikayetinden vazgeçtiği anlaşılmakla sanıktan vazgeçmeyi kabul edip etmediği sorulup sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
5- Suça sürüklenen çocuk hakkında konut dokunulmazlığını bozma suçundan verilen hapis cezasının, 5237 sayılı TCK’nın 50/1-c maddesinde öngörülen seçenek yaptırıma çevrilmesi esnasında, yaptırım süresinin kesin olarak belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, “en az iki yıl süreyle bir meslek veya sanat edinmeyi sağlamak amacıyla, gerektiğinde barınma imkanı da bulunan bir eğitim kurumuna devam etme şeklinde seçenek yaptırıma çevrilmesine” karar verilmek suretiyle infazda tereddüte yol açılması,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısı ile suça sürüklenen çocuk müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince istem gibi BOZULMASINA, 19.11.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.