YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/20889
KARAR NO : 2021/1296
KARAR TARİHİ : 27.01.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi, başkasına ait kimlik bilgilerinin kullanılması
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
I-Başkasına ait kimlik bilgilerininin kullanılması suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre sanığın temyiz talepleri yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
II-Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından sanık hakkında TCK’nun 142/2-d, 116/1, 151/1, 53. maddeleri uyarınca hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından cezalandırılması talebi ile 02/10/2014 tarihli iddianamenin düzenlendiği, sanık hakkında TCK’nun 165. maddesinde düzenlenen suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan cezalandırılması için kamu davası açılmadığı, iddianame içeriğinde bu suçun anlatılmadığı, ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 06/05/2014 tarih, 2012/6-1486 Esas ve 2014/238 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 225/1. maddesinde yer alan, “Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir.” şeklindeki düzenlemeye göre, hakkında açılmış dava bulunmayan ve iddianamede anlatılış tarzına göre unsurları gösterilmeyen 5237 sayılı Kanun’un 165/1. maddesinde suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan birleştirme talepli kamu davası açılması sağlanıp, bu dosya ile birleştirildikten sonra hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03/06/2014 tarih, 2013/13-203 Esas ve 2014/308 Karar sayılı kararıdikkate alındığında, sanık …’ın trafik tescil kaydı ile alınıp satılması gereken motorlu taşıt aracını aldığı kişiyi tanımadığı şeklindeki savunması, bu kişinin tespiti ve bulunması yönünden hiçbir çabasının olmaması karşısında, hırsızlık suçlaması ile muhatap olan kişinin trafik tescil kaydı ile alınıp satılması gerektiğini bilen makul değerli bir otomobili satın aldığı kişinin kim olduğunu bilmediği şeklindeki savunması, suçtan ve cezadan kurtulmaya yönelik soyut ve itibar edilmesinin mümkün olmadığı hususu karşısında, suç vasfının tayininde hataya düşülerek sanığın eyleminin hırsızlık suçunu oluşturmasına rağmen, yazılı şekilde 5237 sayılı TCK’nın 165. maddesinde düzenlenen suç eşyasının satın alnması veya kabul edilmesi suçundan karar verilmesi,
Kabule göre de;
3-Hükümden sonra 24/10/2019 tarihinde 30928 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 26. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bentler arasında yer alan ve 5237 sayılı TCK’nın 165. maddesinde tanımı yapılan suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçunun uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK’nın 7/2. maddesi uyarınca; ”Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.” hükmü de gözetilerek 7188 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile değişik CMK’nın 254. maddesi uyarınca aynı Kanun’un 253. maddesinde belirtilen esas ve usûle göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’ın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, aleyhe temyiz bulunmadığından yeniden hüküm kurulurken sanık hakkında 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 27/01/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.