YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/21480
KARAR NO : 2021/304
KARAR TARİHİ : 19.01.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu malına zarar verme, hakaret, görevi yaptırmamak için direnme, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
I-Sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak suçundan verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alma, kabul etme veya bulundurma suçundan dolayı, 5237 sayılı TCK’nın 191. maddesinin 2. fıkrası gereğince verilen “Denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” veya “Tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” ilişkin kararlar, sözü edilen fıkraya 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanun’un 20. maddesi ile eklenen son cümleye göre, durma kararı niteliğinde olup itiraz kanun yoluna tabi olması nedeniyle, 5271 sayılı CMK’nın 264. maddesi uyarınca kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunda ya da merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmayacağından, sanık müdafiinin temyiz dilekçesinin bu suç yönünden itiraz dilekçesi olarak kabulü ile dosyanın incelenmeksizin mahalline İADESİNE,
II-Sanık hakkında kamu malına zarar verme, hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanığa yüklenen kamu malına zarar verme suçundan zarar gördüğü anlaşılan İçişleri Bakanlığının davaya katılan olarak kabul edilmesi gerektiği ve kurum vekilinin temyizininde sanık hakkında kamu malına zarar verme suçundan dolayı verilen hükme yönelik olduğu anlaşılmakla yapılan incelemede;
5237 sayılı TCK’nin 53/1. maddesine göre, anılan madde ve fıkrada belirtilen hakları kullanmaktan yoksun bırakılmanın, kasten işlenmiş bir suçtan dolayı verilen hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olması karşısında, 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak,
Sanık hakkında tekerrüre esas alınan ilam ile kesin adli para cezasına hükmedildiğinden bu ilamın tekerrüre esas alınamayacağının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin ve suçtan zarar gören … vekilinin temyiz talebi bu bakımdan yerinde görüldüğünden, hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA,
5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi göndermesiyle 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nun 58. maddesine konu tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin kısımların çıkarılması suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 19.01.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.