YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/22250
KARAR NO : 2020/14855
KARAR TARİHİ : 08.12.2020
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme suçlarından sanık …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-b, 116/1, 151/1 ve 62/1. (üç kez) maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis, 5 ay hapis ve 3 ay 10 gün hapis cezaları ile cezalandırılmasına, cezasının anılan Kanun’un 58. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine dair İstanbul 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 09/04/2015 tarihli ve 2014/205 esas, 2015/186 sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 16/03/2020 gün ve 4579-2020 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 26/03/2020 gün ve 2020/38770 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme suçlarından sanık …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-b, 116/1, 151/1 ve 62/1. (üç kez) maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis, 5 ay hapis ve 3 ay 10 gün hapis cezaları ile cezalandırılmasına, cezasının anılan Kanun’un 58. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine dair İstanbul 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 09/04/2015 tarihli ve 2014/205 esas, 2015/186 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Yargıtay 17. Ceza Dairesinin 24/09/2019 tarihli ve 2019/10159 esas, 2019/11112 karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, mahkemenin 09/04/2015 tarihli hükümle dosyadan el çektiği, bu itibarla 15/04/2015 tarihinde dosyayı yeniden ele alarak vermiş olduğu ek kararın hukukî değerden yoksun olduğu değerlendirilerek yapılan incelemede;
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 58/1. maddesinde “Önceden işlenen suçtan dolayı verilen hüküm kesinleştikten sonra yeni bir suçun işlenmesi hâlinde, tekerrür hükümleri uygulanır.” hükmünün yer alması karşısında, somut olayda sanığa atılı suçun 01/02/2013 tarihinde işlendiği, tekerrüre esas alınan ….. Asliye Ceza Mahkemesinin 04/02/2010 tarihli 2008/921 esas, 2010/41 sayılı ilamın ise suç tarihinden sonra 29/09/2015 tarihinde kesinleştiği anlaşılmakla, anılan ilamın tekerrüre esas alınmayacağı gibi, sanığın adli sicil kaydında tekerrüre esas alınacak başka bir ilamının da bulunmadığı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dosya kapsamına göre, Yargıtay 17. Ceza Dairesinin 24/09/2019 tarih, 2019/10159 esas ve 2019/11112 karar sayılı kanun yararına bozma yasa yolu incelemesi sonucunda; “…. Bilinen en son adresi ile MERNİS adresi aynı olan katılana da 7201 sayılı Tebligat Kanununun 10. ve 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp iade olunan tebligat bulunmadığı halde, aynı Kanunun 21/2. maddesi uyarınca yapılan tebligatın usulsüz olduğu; ikincil ve olağanüstü nitelikte olan kanun yararına bozma yasa yoluna ancak hâkim veya mahkemece verilip istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümlerde başvurulabilmesi karşısında; öncelikle 09.04.2015 tarihli kararın usulüne uygun olarak sanığa ve katılana tebliğ edilmesi ve temyiz kanun yoluna başvurulması halinde gereğine tevessül edilmesi, temyiz kanun yoluna başvurulmaması halinde ise, Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 05/07/2019 tarihli ve 94660652-105-34-7743-2019-Kyb sayılı istemleri ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 12/07/2019 tarihli ve 2019/73384 sayılı bozma düşüncesini içeren ihbarnamesine konu hukuka aykırılık açısından yeniden kanun yararına bozma talebinde bulunulması gerekmektedir… bu nedenlerle REDDİNE” karar verilmesine rağmen, 09/04/2015 tarihli kararının katılan ….’e yeniden tebligat çıkartılmamasından dolayı hükmün usulüne uygun kesinleşmediği belirlenmekle; kesinleşmemiş kararlara karşı kanun yararına bozma isteminde bulunulamayacağından, … Asliye Ceza Mahkemesinin 09.04.2015 tarihli kararının katılan ….’e tebliğ edilip, usulüne uygun olarak kesinleştirildikten sonra yeniden kanun yararına bozma isteminde bulunulması mümkün olup, … Asliye Ceza Mahkemesinin henüz kesinleşmeyen 09.04.2015 tarihli ve 2014/205 E., 2015/186 K. sayılı kararına yönelik kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 08/12/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.