Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2020/22448 E. 2021/1279 K. 27.01.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/22448
KARAR NO : 2021/1279
KARAR TARİHİ : 27.01.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Dikili Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından sanık hakkında TCK’nun 165/1, 58, 53. maddeleri uyarınca suç eşyasının satın alınmsı veya kabul edilmesi suçundan cezalandırılması talebi ile 02/10/2014 tarihli iddianamenin düzenlendiği,
Ancak;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03/06/2014 tarih, 2013/13-203 Esas ve 2014/308 Karar sayılı kararı dikkate alındığında, sanık …’nun trafik tescil kaydı ile alınıp satılması gereken motosikleti aldığı kişi olarak hakkında hırsızlık suçundan aynı iddianame ile dava açılarak yapılan yargılama sonucunda beraat kararı verilen … olduğu şeklindeki savunması, …’in bu iddiayı kabul etmediği, … hakkında hırsızlık suçnu işlediğine dair başkaca da bir delil bulunmadığı gözetildiğinde, sanık …’in savunmasının suçtan ve cezadan kurtulmaya yönelik soyut ve itibar edilmesinin mümkün olmadığı hususu karşısında, suç vasfının tayininde hataya düşülerek sanığın eyleminin hırsızlık suçunu oluşturmasına rağmen, yazılı şekilde 5237 sayılı TCK’nın 165. maddesinde düzenlenen suç eşyasının satın alnması veya kabul edilmesi suçundan karar verilmesi,
Kabule göre de;
2-Hükümden sonra 24/10/2019 tarihinde 30928 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 26. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bentler arasında yer alan ve 5237 sayılı TCK’nın 165. maddesinde tanımı yapılan suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçunun uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK’nın 7/2. maddesi uyarınca; ”Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.” hükmü de gözetilerek 7188 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile değişik CMK’nın 254. maddesi uyarınca aynı Kanun’un 253. maddesinde belirtilen esas ve usûle göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’nun temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, aleyhe temyiz bulunmadığından yeniden hüküm kurulurken sanık hakkında 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 27/01/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.