YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/22827
KARAR NO : 2021/2289
KARAR TARİHİ : 10.02.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-Sanık …’ın hüküm tarihinde bir başka suçtan hükümlü olarak Yozgat E Tipi Ceza İnfaz kurumunda bulunduğu, gerekçeli kararın sanığa cezaevi aracılığıyla 28/05/2015 tarihinde tebliğ edildiği, sanığında 01/06/2015 tarihinde yasal süre içinde temyiz hakkını kullandığı görülmekle, tebliğnamede red isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Katılan …’in beyanı ve 21/06/2013 tarihli tutanak birlikte değlerlendirildiğinde, olay günü kaldırımda bulunan katılanın üstüne, katılanın eşgal bilgilerini verdiği iki şahıstan birinin diğerini iteklemek suretiyle katılanın cebinde bulunan parayı alıp ikisinin birlikte kaçtıkları, katılanın yardım talebi üzerine çevredekilerin kaçanlardan biri olan ancak dosyada taraf sıfatı bulunmayan ve kovuşturma aşamasında tanık olarak dinlenen …’u yakaladıkları, tanık …’un beyanları dogrultusunda diğer sanıklara ulaşıldığı, sanıkların atılı suçlamayı kabul etmedikleri, müştekinin 21/06/2013 tarihli polis merkezinde alınan ifadesinde, yakalama anında …’u teşhis ettiğini, diğer şahsın da kendisi polis merkezi bahçesindeyken getirilen şahıs olduğunu beyan etmesine karşın müştekinin bahçede iken gördüğünü söylediği diğer şahsın kim olduğuna dair usule uygun bir teşhis tutanağı bulunmadığında gözetildiğinde; Mahkemece sanıkların, müşteki tarafından teşhisi için yüz yüze, mümkün olmaması halinde teşhise elverişli fotografları temin edilerek sanıklar yönünden kimlik bilgilerinde şüpheye yer kalmayacak şekilde teşhis işleminin yapılması gerekirken, katılanın ifadesine göre davaya konu eyleme karışan …’un atfı cürüm niteliğindeki beyanı esas alınarak sanıklar hakkında mahkumiyet kararı verilmesi,
Kabule göre de;
2-Anayasa Mahkemesinin hükümden sonra 24/11/2015 tarih 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 08/10/2015 tarih 2014/140 Esas 2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine yönelik olarak vermiş olduğu iptal kararının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …, … ve müdafinin temyiz talepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 10/02/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.