Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2020/26737 E. 2021/3536 K. 24.02.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/26737
KARAR NO : 2021/3536
KARAR TARİHİ : 24.02.2021

MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Görgü tespit tutanağına göre aracın kapı kısmında zorlama izlerinin olduğu ve sürücü mahallindeki sürgülü camda kırıkların tespit edildiğinin anlaşılması karşısında zamanaşımı süresi içinde mala zarar verme suçundan işlem yapılması mümkün görülmüştür.
Suça sürüklenen çocuk …’un CD izleme tutanağı ile teşhis edilmesinden sonra suçu itiraf ettiği ve eylemi suça sürüklenen çocuk … ile birlikte gerçekleştirdiğini söylediği, suça sürüklenen çocuk …’ın hiç bir aşamada suçlamayı kabul etmediği ve suça sürüklenen çocuk … ile arasında husumet bulunması sebebiyle kendisine iftira attığını beyan etmesi karşısında suça sürüklenen çocuk …’ın teşhise elverişli fotoğrafları temin edilerek bahse konu CD üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak, kamera kaydındaki şahsın suça sürüklenen çocuk … olup olmadığı konusunda ayrıntılı bilirkişi raporu alındıktan sonra sonucuna göre, suça sürüklenen çocuk …’ın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik kovuşturma ile suça sürüklenen çocuk … hakkında mahkumiyet hükmü kurulması,
Kabule göre de;
5237 sayılı TCK’nun 61/1. maddesine göre malın değerinin az ya da çok olması, temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşmak için bir kriter olup, hırsızlık suçuna konu malın değerinin az olmasının TCK’nun 145. maddesinde ayrı olarak düzenlenmesi, kanun koyucunun hırsızlık suçunda malın değerinin az olmasına verdiği önemi göstermektedir. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 15.12.2009 gün ve 6/242-291 sayılı içtihadında belirtildiği üzere, “…daha çoğunu alabilme olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak az olan şeyi alma” görüşünün, TCK’nun 145. madde uygulamasında bütünüyle reddedilmesi mümkün değil ise de, maddenin yalnızca bu tanımlamayla sınırlandırılması da olanaklı değildir. 145. maddenin gerek ilk şekli, gerekse değiştirilmiş biçimi; ortak tanımlama ile, hırsızlık suçunun konusunu oluşturan değerin az olmasını temel almaktadır. TCK’nun 145. maddesine göre, faile verilen cezada indirim yapılabilmesi için malın değerinin az olması yeterli olup, hâkim indirim oranını TCK’nun 3. maddesinde öngörüldüğü üzere “İşlenilen fiilin ağırlığıyla orantılı” olacak şekilde saptamalıdır. Değer azlığı nedeniyle ceza vermekten vazgeçme kararı verilecek ise; malın değerinin azlığı yanında “Suçun işleniş şekli ve özellikleri” de dikkate alınmalıdır. TCK’nun 145. maddesinin uygulanmasında hâkime takdir hakkı tanınmış olup, hâkim takdir hakkını kullanırken keyfiliğe kaçmadan, her somut olaya uygun, yasal ve yeterli gerekçe göstermek suretiyle uygulama yapmalıdır.
Somut olayda ise; çalınan bozuk para tutarının 80,00 TL olduğunun belirtilmesi karşısında; hırsızlık suçunun konusunu oluşturan malın değerinin az olması nedeniyle 5237 sayılı TCK’nun 145. maddesi gereğince verilen cezadan belirlenecek oranda indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuklar müdafilerinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 24/02/2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.