Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2020/27256 E. 2021/17842 K. 27.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/27256
KARAR NO : 2021/17842
KARAR TARİHİ : 27.10.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Karşılıksız yararlanma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1) 6352 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği 05/07/2012 tarihi sonrasında işlenen karşılıksız yararlanma suçlarında 5237 sayılı TCK’nın 163/3. ve 168/5. maddelerine göre soruşturma aşamasında Cumhuriyet Başsavcılığınca katılan kurumun cezasız ve vergili gerçek zararı bilirkişiye hesaplattırılıp, sanığa miktar da belirtilip usulüne uygun süre verilmek suretiyle “bilirkişinin hesapladığı kurumun cezasız ve vergili gerçek zararını soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin etmesi durumunda hakkında kamu davası açılmayacağına” dair bildirimde bulunulması gerektiği ve bildirim sonrası verilen sürede kurumun gerçek zararının soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin edilmesi halinde bu bir dava şartı olduğundan TCK’nın 168/5. maddesine göre kamu davasının açılamayacağı ve eğer soruşturma aşamasında bu ihtar işlemi yapılmamış olmasına rağmen sanık tarafından kovuşturma aşamasında katılan kurumun zararının tamamen karşılanması halinde bu ödemenin soruşturma aşamasında yapılmış gibi kabul edilerek sanık hakkında CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden düşme kararı verilmesi gerekeceği, ancak dosya içeriğinden bilirkişi raporu alınmadığı anlaşıldığından; suça konu 06/03/2015 tarihli tutanağa ilişkin olarak katılan kurumun cezasız ve vergili gerçek zararının bilirkişiye hesaplattırılıp yukarıda izah edilen şekilde sanığa usulüne uygun bildirimde bulunulması ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, karşılıksız yararlanma suçundan eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
2) Sanık hakkında 11/12/2014 ve 06/03/2015 tarihlerinde kaçak su kullandığından bahisle iki ayrı tutanak düzenlendiği ve 07/12/2015 tarihli iddianame ile temyize konu davanın açıldığı, zincirleme suçun var olup olmadığının değerlendirilmesi, birbiri ile çelişen hükümler kurulmaması ile mükerrer cezalandırılmanın önüne geçilmesi bakımından, sanık hakkındaki kaçak kullanma tutanaklarının ve varsa ilgili olduğu dava dosyalarının incelenmesi, öncelikle birleştirme olanağı varsa dosyalar birleştirilerek, değilse onaylı örnekleri dosya içine konularak, her iddianameye kadar olan eylemlerin zincirleme tek bir suçu, her iddianameden sonraki eylemlerin ayrı bir suçu oluşturacağı gözetilerek 5237 sayılı TCK’nın 43. maddesinin uygulanması koşullarının oluşup oluşmadığı değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik kovuşturma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi,
3) TCK’nın 53/4. maddesi uyarınca kısa süreli erteli hapis cezalarında TCK’nın 53/1. maddesinde öngörülen hak yoksunluklarının uygulanamayacağı gözetilmeden sanık hakkında anılan maddenin uygulanması suretiyle hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 27/10/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.