YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/2915
KARAR NO : 2020/10267
KARAR TARİHİ : 08.10.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Müştekinin inşaatından 04.04.2014 tarihinde çalınan 80-90 adet teleskopik dikme borularının çalınması olayı ile ilgili olarak müştekinin şikayetçi olduğu ve olay ile ilgili kollukça 14.04.2014 tarihli fezleke evrağı düzenlendiği gibi aynı inşaattan 28.04.2014 tarihinde çalındığı anlaşılan 100-150 adet etriye demiri, 10-15 adet dikme borusu şeklindeki inşaat malzemeleri ile elektrik testeresi ve demir kesme makineleri ile ilgili de müştekinin şikayetçi olduğu ve bu nispette düzenlenen 30.04.2014 tarihli fezleke evrağı ile de bu hususun tespit edildiği ancak dosya içerisinde bulunan 07.05.2014 tarihli, 2014/465 E., 2014/1131 soruşturma numaralı iddianame içeriğine göre sanık hakkında sadece 04.04.2014 tarihindeki hırsızlık eylemi nedeniyle kamu davasının açıldığının anlaşılması karşısında; 28.04.2014 tarihli eyleme yönelik olarak açılan herhangi bir dava olup olmadığının dosya kapsamı ve UYAP kayıtlarından anlaşılamadığı gözetilerek, mahkemenin 24.09.2014 tarihli hükmüne binaen yapılan 25.09.2014 tarihli suç duyurusunun akıbeti araştırıldıktan sonra bahsedilen 28.04.2014 tarihli olaya ilişkin dava açılıp açılmadığı araştırılarak, açılmış ise ilgili dosya getirtilip incelenerek, suç ve iddianame tarihi ile sözkonusu davada karar verilmiş ise kesinleşip kesinleşmediği tereddüte mahal bırakmayacak şekilde belirlenip, öncelikle birleştirme olanağı varsa dosyalar birleştirilerek, değilse onaylı örnekleri dosya içine konularak, her iddianameye kadar olan eylemlerin zincirleme tek bir suçu, her iddianameden sonraki eylemlerin ayrı bir suçu oluşturacağı gözetildiğinde, 5237 sayılı TCK’nın 43. maddesinin uygulanması koşullarının oluşup oluşmadığı değerlendirilerek, varsa kesinleşen dosyadaki ceza miktarı mahsup edilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 08.10.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.