YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/30089
KARAR NO : 2021/2418
KARAR TARİHİ : 15.02.2021
Nitelikli hırsızlık suçundan suça sürüklenen çocuk …’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/2-h, 143/1, 31/2 ve 62. maddeleri gereğince 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Osmaniye 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 21/11/2017 tarihli ve 2016/509 esas, 2017/515 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 24/07/2020 gün ve 1196/2020 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 15/09/2020 gün ve 2020/73286 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre, Osmaniye 6. Asliye Ceza Mahkemece verilen karara karşı Cumhuriyet savcısı tarafından konut dokunulmazlığını ihlal etme suçu yönünden istinaf yoluna başvurulması üzerine, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 09/10/2018 tarihli ve 2018/1211 esas, 2018/1548 sayılı kararı ile “…hüküm tarihinde Sincan Çocuk Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka suçtan hükümlü bulunduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuğun, duruşmalardan vareste tutulma hakkının hatırlatılmadığı ve vareste tutulma konusunda bir beyanının olmaması karşısında, 5271 sayılı CMK’nin 188/1, 193/1, 196/5 ve 289/1-e maddelerine aykırı olarak, duruşmada kanunen mutlaka hazır bulunması gerekmesine rağmen son oturumda hazır bulundurulmadan yokluğunda yargılamaya devam edilip mahkûmiyetine karar verilmesi suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, …Suça sürüklenen çocuğun sorgusunun zorunlu müdafii hazır bulundurulmadan yapılması ve bu şekilde alınan savunmanın hükme esas alınması suretiyle 5271 sayılı CMK’nin 147/1, 150/2, 188/1, 191/1 ve 289/1-e-h-i maddelerine aykırı davranılması, …Suç tarihi itibariyle 12-15 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuk hakkında, 5237 sayılı TCK’nin 31/2. maddesi uyarınca konut dokunulmazlığının ihlali suçunun hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişip gelişmediği hususunda uzman hekim raporu alınması gerektiğinin gözetilmemesi, …Kanuna aykırı, Cumhuriyet savcısının yapmış olduğu istinaf başvurusunun kabulü ile hükmün 5271 sayılı CMK’nin 280/1-d ve 289/1-e-h-i maddeleri gereğince BOZULMASINA, Dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, İstinaf kanun yoluna konu edilmeyen ve 571 sayılı CMK’nin 280/3. maddesi uyarınca sirayet hükümlerine de tabi bulunmayan istinaf dışı hırsızlık suçundan kurulan hükme karşı, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi uyarınca kanun yararına bozma yoluna başvurulması hususunda gerekli işlemlerin mahallinde yapılmasının mümkün olduğuna…” şeklinde belirtildiği üzere konut dokunulmazlığını ihlal etme suçu bakımından suça sürüklenen çocuk bakımından lehe bozma kararı verilerek dosyanın ilk derece mahkemesine gönderildiği anlaşılmakla,
Suça sürüklenen çocuk …’in suç tarihi itibariyle işlediği hırsızlık suçunun hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince geliştiğine dair Adli Tıp Kurumu Osmaniye Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 16/02/2017 tarihli ve 2017/74 sayılı sağlık raporu bulunduğu gözetilerek yapılan incelemede;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 150/2. maddesindeki “Müdafii bulunmayan şüpheli veya sanık; çocuk, kendisini savunamayacak derecede malul veya sağır ve dilsiz ise, istemi aranmaksızın bir müdafi görevlendirilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, suç tarihinde 15 yaşını ikmal etmemiş olan suça sürüklenen çocuğa baro tarafından zorunlu müdafii atanmadan, 06/10/2016 tarihli birinci oturumda müdafii olmaksızın savunmasının tespit edilmesi ve duruşmadan vareste tutulmak isteyip istemediğinin sorulması gerekirken, UYAP kayıtlarına göre 21/11/2017 olan karar tarihinde, Sincan Çocuk Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda başka suçtan hükümlü bulunduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuğun son oturumda hazır bulundurulmadan yokluğunda yargılamaya devam edilip, savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle, yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
1- Suça sürüklenen …’in 15/04/2002 doğumlu olduğu ve savunmasının alındığı 06/10/2016 tarihinde 18 yaşını bitirmediği anlaşıldığından, zorunlu müdafii huzurunda sorgusunun yapılması gerektiği gözetilmeden, müdafii olmaksızın sorgusunun yapılması suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 150/2 ve 188/1. maddelerine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlanması,
2- Hüküm tarihinde, suça sürüklenen çocuk …’in farklı yargı çevresinde bulunan Sincan Çocuk Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka suçtan hükümlü olarak bulunduğu anlaşılmakla; suça sürüklenen çocuğun, duruşmada hazır bulunmaktan bağışık tutulma istemi bulunmadığı halde, yokluğunda yapılan yargılama ile mahkumiyetine karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 196. maddesine aykırı olarak savunma hakkının kısıtlanması nedenleriyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçu ile ilgili olarak (OSMANİYE) 6. Asliye Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 21.11.2017 tarihli ve 2016/509 Esas – 2017/515 Karar sayılı kararın 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkra (b) bendi uyarınca sonraki işlemlerin yerel mahkemece yerine getirilmesine, 15/02/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.