YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/3012
KARAR NO : 2020/14952
KARAR TARİHİ : 09.12.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş; dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- 5271 sayılı CMK’nun 196/2. maddesinde yer alan “Sanık, alt sınırı beş yıl ve daha fazla hapis cezasını gerektiren suçlar hariç olmak üzere, istinabe suretiyle sorguya çekilebilir.” şeklindeki düzenleme uyarınca, 5237 sayılı TCK’ nun 142/2-h, 143. maddesinde düzenlenen hırsızlık suçuna ilişkin cezanın alt sınırının 5 yıl olması karşısında, sanığın yakalama sureti ile başka mahkeme tarafından sorguya çekilemeyeceği gözetilmeden savunma hakkı kısıtlanarak yargılamaya devamla, mahkumiyetine karar verilmesi,
2- 5237 sayılı TCK’nın 206. maddesinde tanımlanan suçun oluşması için suç soruşturma veya kovuşturması için düzenlenenler dışındaki diğer resmi belgelerin düzenlenmesi aşamasında failin görevlilere kimliği ile ilgili yalan beyanda bulunması gerektiği;
Somut olayda; müştekinin işyerinden hırsızlık yaptıktan sonra kolluk görevlilerince yakalanan sanık …’nin hakkında yapılacak soruşturma ve kovuşturmayı engellemek amacıyla görevlilere kimliği hakkında bilgi verirken adının … olduğunu beyan ederek gerçek bir kişinin kimlik bilgilerini kullandığı, işlemlerin bu şekilde yürütüldüğü, ancak yapılan araştırma sonucu sanığın gerçek kimliğinin tespit edildiği anlaşılmakla; 5237 sayılı TCK’nın 268. maddesinde düzenlenen suçun oluşması için başkasına ait kimlik bilgilerini kullanmanın da yeterli olduğu gözetilmeden, sanığın TCK’nın 268. maddesinin yollamasıyla anılan Kanun’un 267. maddesi uyarınca cezalandırılması gerekirken, suç vasfının belirlenmesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 09/12/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.