Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2020/30603 E. 2021/5266 K. 15.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/30603
KARAR NO : 2021/5266
KARAR TARİHİ : 15.03.2021

Nitelikli kasten yaralama ve mala zarar verme suçlarından sanık …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 86/3-e, 151/1, 62 ve 52/2. maddeleri uyarınca 3.000,00 Türk lirası ve 2.000,00 Türk lirası adlî para cezaları ile cezalandırılmasına; kasten yaralama suçundan kurulan hükmün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince açıklanmasının geri bırakılmasına dair … Asliye Ceza Mahkemesinin 12/02/2020 tarihli ve 2019/440 esas, 2020/195 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 05/10/2020 gün ve 94660652-105-50-11592-2020-Kyb sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 27/10/2020 gün ve 2020/89076 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10/04/2018 tarihli ve 2014/15-487 esas, 2018/151 sayılı kararında belirtildiği üzere, temyiz ve istinaf kanun yollarından geçmeksizin kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların ülke sathında uygulama birliğine ulaşmak ve ciddi boyutlara ulaşan hukuka aykırılıkların toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi amacıyla olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma konusu yapılabileceği nazara alınarak yapılan incelemede;
Sanık hakkında tek eylemle neden olduğu hem mala zarar verme hem de kasten yaralama suçundan hüküm kurulmuş ise de; Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 26/09/2011 tarihli ve 2009/16497 esas, 2011/27230 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere “Sanığın mağdurun gözüne yumruk vurarak basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralanmasına ve gözlüğünün kırılmasına sebebiyet verdiği olayda, bir fiil ile kasten yaralama ve mala zarar verme suçlarının oluştuğu, sanığın hukukî durumunun TCK’nın 44. maddesi uyarınca farklı nevi’den fikri içtima hükümleri kapsamında değerlendirilmesi gerektiği” şeklindeki açıklamalar karşısında, somut olayda sanığın elinde cep telefonu bulunan katılana yönelik eylemi sırasında katılanın cep telefonunun da zarar gördüğü, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 44. maddesi gereğince fikri içtima hükümleri gereğince ağır olan cezayı gerektiren suçtan ötürü cezalandırılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde her bir suç yönünden mahkûmiyet hükmü kurulmasında isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
1- Sanık … hakkında yapılan yargılama sonucunda … Asliye Ceza Mahkemesinin 12/02/2020 tarihli ve 2019/440 Esas – 2020/195 Karar sayılı kararı ile sanığın, mala zarar verme suçundan 5237 sayılı TCK’nın 151/1, 62/1 ve 52/2. maddeleri uyarınca 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına; kasten yaralama suçundan ise TCK’nın 86/2, 86/3-e, 62/1 ve 52/2. maddeleri uyarınca 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına dair hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği; mala zarar verme suçu yönünden kurulan hükmün kesin nitelikte olduğu, kasten yaralama suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına ise o yer Cumhuriyet savcısının, tek bir eylem ile birden fazla suçun oluşmasına sebebiyet verdiğinden sanık hakkında TCK’nın 44. maddesinde düzenlenen fikri içtima hükümleri gereğince en ağır cezayı gerektiren suçtan dolayı hüküm verilmesi gerektiği halde iki ayrı suçtan hüküm kurulmasının yasaya aykırı olduğundan bahisle yapmış olduğu itiraz üzerine … Asliye Ceza Mahkemesince itiraz haklı görülerek dosyanın anılan mahkemenin 2020/176 Esasına kaydedildiği ve halen derdest olduğu, bu derdest dosyanın 01/07/2020 tarihli duruşmasında mala zarar verme suçundan verilen kesin nitelikteki hükümle ilgili olarak kanun yararına bozma yoluna gidilip gidilmeyeceğine ilişkin … Cumhuriyet Başsavcılığından bilgi istendiği ve bunun üzerine her iki suç yönünden de kanun yararına bozma talebiyle dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşılmış ise de; yukarıda ayrıntılı olarak izah edildiği üzere sanık hakkında kasten yaralama suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı henüz kesinleşmediğinden ve kesinleşmemiş kararlara karşı kanun yararına bozma isteminde bulunulamayacağından (…) Asliye Ceza Mahkemesinin sanık hakkında kasten yaralama suçundan verdiği 12/02/2020 tarihli ve 2019/440 Esas – 2020/195 Karar sayılı kararına yönelik kanun yararına bozma isteminin REDDİNE,
2- Oluşa ve dosya içeriğine göre, katılan ile aynı binada oturan sanık …’ın olay tarihinde gürültü yaptıklarını iddia ederek katılan ve katılan ile aynı evde yaşayan ve ailesinden olan diğer kişilerle tartışma yaşadığı, ardından binanın önüne gelerek balkonda bulunan katılana doğru elindeki taşı fırlattığı ve bu taşın katılanın yüzüne isabet etmesiyle katılanın yaralandığı, aynı zamanda katılanın elinde olan ve kendisini korumak için yüzüne doğru tuttuğu katılana ait cep telefonunun da taşın isabet etmesiyle kırılıp zarar gördüğü olayda; sanığın tek bir eylem ile birden fazla suçun oluşmasına sebebiyet verdiği, 5237 sayılı TCK’nın 44. maddesinde düzenlenen fikri içtima hükümleri gereğince en ağır cezayı gerektiren suçtan dolayı hakkında hüküm verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, her suç için ayrı değerlendirme yapılmak suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, sanık hakkında mala zarar verme suçu ile ilgili olarak (…) Asliye Ceza Mahkemesinden kesin olarak verilen, 12/02/2020 tarihli ve 2019/440 Esas – 2020/195 Karar sayılı kararın, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkra (b) bendi uyarınca sonraki işlemlerin mahkemesince yerine getirilmesine, 15/03/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.