YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/30770
KARAR NO : 2021/6482
KARAR TARİHİ : 24.03.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : İş yeri dokunulmazlığının ihlali
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-Sanık … hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafiinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Dairemizin 01/06/2015 tarihli bozma ilamından sonra, duruşma gününün sanığın vekaletnameli avukatı yerine, soruşturma aşamasında görevlendirilen ve kamu davasının açılması ile görevi sona eren Av. …’a tebliğ edildiğinin anlaşılması karşısında; Av. …’ın sanık hakkında verilen hükmü temyize hak ve yetkisi bulunmadığı anlaşılmakla, temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2-Sanık … Aydın hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının 15/04/2020 gün ve 31100 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile TCK’nın 53. maddesinde yapılan değişiklikle birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş; hüküm fıkrasında uygulama maddesinin 5237 sayılı TCK’nın 119/1-c maddesi yerine, aynı Kanun’un 119/1-b ve c maddesi olarak hatalı yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası ve sonuca etkili olmayan fazlalık olarak kabul edilmiştir.
Bozmaya uyularak yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
3-Sanık … hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanığın temyiz isteminin incelenmesinde;
Dairemizin 01/06/2015 tarihli bozma ilamından sonra, duruşma gününün soruşturma aşamasında görevlendirilen ve görevi sona eren müdafiiye tebliğ edilmesi ve sanığın vekaletnameli müdafiinin duruşma gününden haberdar edilmediğinin anlaşılması karşısında, yalnızca sanığın duruşma gününden haberdar edilerek ve sanık müdafiinin duruşmadan haberdar edilmemesi suretiyle 1412 sayılı CMUK’nın 326/2. maddesine aykırı olarak savunma hakkının kısıtlanması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 24/03/2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.