YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/30791
KARAR NO : 2020/14831
KARAR TARİHİ : 08.12.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dairemizin 10/12/2015 tarihli 2014/19562 ve 2015/22864 esas sayılı ilamıyla hükmü kesinleşen… ile Dairemizin 30/01/2019 tarihli 2016/19304-2019/1462 esas sayılı ilamıyla hükmü kesinleşen… ile sanık …’in soruşturma evresinde alınan ifadeleri birlikte değerlendirildiğinde sanığın doğrudan hırsızlık eylemine katılmadığı ancak hükümlüler … ile …’in kendisine suça konu arabayı çalacaklarını, sonrasında bu aracın hurdaya çıkmış araç ile bilgilerin değiştireceğini bildiği nazara alındığında sanık …’in eyleminin bir bütün olarak TCK’nın 39/2- a maddesi kapsamında, yardım etme niteliğinde olduğu anlaşıldığından mahkemenin kabul ve değerlendirmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamdeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiş, 5237 Sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş,dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 141, CMK’nın 34/1, 230. maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olması ve Yargıtay’ın bu işlevini yerine getirmesi için gerekçe bölümünde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi ve ulaşılan kanaat, sanığın suç oluşturduğu sabit görülen fiili ve bunun nitelendirilmesinin belirtilmesi, delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerektiği gözetilmeden, sanıklar hakkında açıklanması geri bırakılan hükmün neden açıklandığına ilişkin gerekçeyle yetinilip yazılı şekilde gerekçesiz hüküm kurulması,
2- Sanık …’in aşamalarda alınan savunmalarında suça konu aracın iş yeri olan tamirci dükkanına yağ akıtan kısmının yapılması nedeniyle bırakıldığını , hırsızlıktan haberi olmadığını beyan ettiği, Dairemizin 10/12/2015 tarihli 2014/19562 ve 2015/22864 esas sayılı ilamıyla hükmü kesinleşen… ile Dairemizin 30/01/2019 tarihli 2016/19304-2019/1462 esas sayılı ilamıyla hükmü kesinleşen…’in aşamalarda alınan savunmalarında hırsızlık eylemini kendilerinin gerçekleştirdiklerini ikrar ettikleri nazara alındığında sanığın atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, mahkumiyetine yeter nitelikte, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden beraatine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
3-Dosya içeriğine göre Dairemizin 10/12/2015 tarihli 2014/19562 ve 2015/22864 esas sayılı ilamıyla hükmü kesinleşen… ile Dairemizin 30/01/2019 tarihli 2016/19304-2019/1462 esas sayılı ilamıyla hükmü kesinleşen…’in suça konu aracı düz kontak yapmak suretiyle çaldıklarının anlaşılması karşısında; eylemlerinin TCK’nın 142/1-b maddesine de tanımlama suçu oluşturduğu gözetilmeden, yerinde olmayan gerekçeyle aynı Kanun’un 142/2-d maddesi ile uygulama yapılarak fazla cezaya hükmolunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiiinin ve sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden dolayı isteme uygun olarak BOZULMASINA, 08/12/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.