YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/31008
KARAR NO : 2021/3485
KARAR TARİHİ : 23.02.2021
Mala zarar verme suçundan sanık …’nın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 151/1 ve 62. maddesi uyarınca 3 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Edirne 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 26/12/2017 tarihli ve 2017/377 esas, 2017/825 sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 07/10/2020 gün ve 9838-2020 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 26/10/2020 gün ve 2020/91852 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Mala zarar vermek suçundan sanık …’nın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 151/1 ve 62. maddesi uyarınca 3 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Edirne 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 26/12/2017 tarihli ve 2017/377 Esas, 2017/825 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Dosya kapsamına göre, suç tarihinde çelik kasanın patlatılarak içindeki paraların çalınmaya teşebbüs edildiği olayda, müştekinin 19/09/2017 tarihli 1. celsede zararının 100,00 ilâ 200,00 Türk lirası arasında olduğunu ve zararının giderilmesi talebinin olmadığını beyan ettiği, Mahkemesince aynı oturumda sanığa gelecek celseye kadar zararı gidermesi için süre verildiği, sanık …’nın müşteki …’in zararı olan 200,00 Türk lirasını 19/09/2017 tarihinde giderdiğini beyan eden dilekçeyi 26/12/2017 tarihinde karara çıkan dosyada hüküm verildikten sonra aynı gün havale ettirmek suretiyle dosyaya sunduğunun anlaşılması karşısında, 5237 sayılı Kanun’un “Etkin pişmanlık” başlıklı 168/1. maddesinde yer alan “(1) Hırsızlık, mala zarar verme, güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık, hileli iflâs, taksirli iflâs (…)(1) suçları tamamlandıktan sonra ve fakat bu nedenle hakkında kovuşturma başlamadan önce, failin, azmettirenin veya yardım edenin bizzat pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi halinde, verilecek cezanın üçte ikisine kadarı indirilir.(1)” şeklindeki hüküm dikkate alındığında, müştekinin zarar talebinin olmaması ve her ne kadar hüküm verildikten sonra Mahkemesince öğrenilmiş olsa da zararın hüküm tarihinden önce giderildiği anlaşıldığından, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 168/2. maddesinde tanımlanan etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerektiğinin gözetilmemesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dosya kapsamına göre, suç tarihinde çelik kasanın patlatılarak içindeki paraların çalınmaya teşebbüs edildiği olayda, müştekinin 19/09/2017 tarihli 1. celsede zararının 100,00 ilâ 200,00 Türk lirası arasında olduğunu ve zararının giderilmesi talebinin olmadığını beyan ettiği, mahkemesince aynı oturumda sanığa gelecek celseye kadar zararı gidermesi için süre verildiği, müşteki …’in suça konu zarar olan 200,00 Türk lirasını sanığın 19/09/2017 tarihinde giderdiğini beyan eden dilekçeyi 26/12/2017 tarihinde karara çıkan dosyada hüküm verildikten sonra aynı gün havale ettirmek suretiyle dosyaya sunduğunun anlaşılması karşısında, 5237 sayılı Kanun’un “Etkin pişmanlık” başlıklı 168. maddesinde yer alan “(1) Hırsızlık, mala zarar verme, güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık, hileli iflâs, taksirli iflâs suçları tamamlandıktan sonra ve fakat bu nedenle hakkında kovuşturma başlamadan önce, failin, azmettirenin veya yardım edenin bizzat pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi halinde, verilecek cezanın üçte ikisine kadarı indirilir. (2) Etkin pişmanlığın kovuşturma başladıktan sonra ve fakat hüküm verilmezden önce gösterilmesi halinde, verilecek cezanın yarısına kadarı indirilir.” şeklindeki hükümler dikkate alındığında, müştekinin zararının giderildiğini hüküm verildikten sonra mahkemesince öğrenilmiş olsa da zararın hüküm tarihinden önce giderildiği anlaşıldığından, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 168/2. maddesinde tanımlanan etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden (EDİRNE) 3. Asliye Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 26.12.2017 tarihli ve 2017/377 Esas, 2017/825 Karar sayılı kararın 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkra (d) bendinin verdiği yetkiyle; sanık hakkında mala zarar verme suçundan 5237 sayılı Kanun’un 151. maddesi uyarınca belirlenen 4 ay hapis cezasından, aynı Kanunun 168/2. maddesi uyarınca ½ oranında indirim yapılarak 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanunun 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılarak 1 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, infazın bu ceza miktarı üzerinden yapılmasına, hükmün diğer bölümlerinin aynen korunmasına, 23/02/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.