YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/31021
KARAR NO : 2021/3496
KARAR TARİHİ : 23.02.2021
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Mala zarar verme suçundan sanık …’nun, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 151/1 ve 62/1. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine dair İstanbul Anadolu 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/05/2014 tarihli ve 2013/414 esas, 2014/212 sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 07/10/2020 gün ve 10408-2020 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 27/10/2020 gün ve 2020/92273 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Mala zarar verme suçundan sanık …’nun, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 151/1 ve 62/1. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine dair İstanbul Anadolu 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/05/2014 tarihli ve 2013/414 esas, 2014/212 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 225. maddesindeki; “Hüküm ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir. Mahkeme fiilin nitelendirilmesinde iddia ve savunmalarla bağlı değildir.” şeklindeki düzenleme gereğince, hükmün konusu duruşmanın neticesine göre iddianamede gösterilen fiil ve failden ibaret olup, iddianamede açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen fiilin dışına çıkılarak açılmayan davadan yargılama yapılıp hüküm kurulmasının mümkün bulunmadığı gözetildiğinde, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 16/09/2013 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında “Hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlal etme” suçlarından kamu davası açılması, “Mala zarar verme” suçundan ise 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun’un 170. maddesine uygun olarak açılmış bir dava bulunmadığının anlaşılması karşısında, hükmün konusunun iddianamede gösterilen eylemle sınırlı olduğu gözetilmeden, dava konusu dışına çıkılarak yazılı şekilde mala zarar verme suçundan mahkumiyet kararı verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18/02/2014 tarihli ve 2013/13-274 Esas- 2014/78 Karar sayılı kararında ayrıntılı olarak açıklandığı üzere; 5271 sayılı CMK’nın 225. maddesine göre, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil hakkında hüküm verilebileceğinin düzenlenmesi karşısında, sanık hakkında 16/09/2013 tarihli ve 2013/11449 iddianame numaralı iddianame ile müştekiye karşı mala zarar verme suçundan açılmış bir kamu davası bulunmadığı halde; CMK’nın 170. ve 225. maddelerine aykırı olarak sanığın anılan suçtan mahkumiyetine karar verilmesi nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, (İSTANBUL ANADOLU) 24. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 08/05/2014 tarihli ve 2013/414 Esas – 2014/212 Karar sayılı kararın 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkra (b) bendi uyarınca sonraki işlemlerin yerel mahkemece yerine getirilmesine, 23/02/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.