YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/31055
KARAR NO : 2021/4890
KARAR TARİHİ : 09.03.2021
Mala zarar verme suçundan suça sürüklenen çocuk …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 151/1, 31/3, 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 1.320,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair Elazığ Çocuk Mahkemesinin 11/02/2014 tarihli ve 2014/55 esas, 2014/93 sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 16/09/2020 gün ve 11184-2020 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 02/10/2020 gün ve 2020/84208 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Mala zarar verme suçundan suça sürüklenen çocuk …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 151/1, 31/3, 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 1.320,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair Elazığ Çocuk Mahkemesinin 11/02/2014 tarihli ve 2014/55 esas, 2014/93 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Dosya kapsamına göre, suça sürüklenen çocuğun mala zarar verme suçu ile birlikte işlediği iddia olunan hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlâl etme suçlarından hakkında hükmolunan mahkumiyet hükümleri yönünden temyiz yoluna başvurulması üzerine, Yargıtay 17. Ceza Dairesinin 18/09/2017 tarihli ve 2015/22683 esas, 2017/9917 karar sayılı ilamı ile anılan kararın bu suçlar yönünden bozulmasını müteakip, yeniden yapılan yargılama sonunda suça sürüklenen çocuğun hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlâl etme suçlarını işlediği sabit olmadığından bahisle Elazığ Çocuk Mahkemesinin 18/12/2018 tarihli ve 2017/511 esas, 2018/621 sayılı kararı ile beraatine karar verildiği görülmekle, mala zarar verme suçunun beraat kararı verilen hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlâl etme suçlarıyla bağlantılı olduğu ve her üç suçun birlikte işlendiği anlaşıldığından suça sürüklenen çocuğun mala zarar verme suçundan da beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İnceleme konusunu oluşturan davada, her ne kadar suça sürüklenen çocuk … hakkında Elazığ Çocuk Mahkemesinin 11/02/2014 tarihli ve 2014/55 esas, 2014/93 sayılı ilamı ile hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından mahkumiyet kararı verildiği, mahkumiyet hükümlerinin müdafi tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 17. Ceza Dairesinin 18/09/2017 tarihli ve 2015/22683 esas, 2017/9917 karar sayılı ilamı kararı ile mala zarar verme suçundan verilen cezanın kesin olması nedeniyle reddine, hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından ise beraatine karar verildiği, bu nedenle hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarıyla birlikte işlendiği belirtilen mala zarar verme suçundan da beraat kararı verilmesinin talep edildiği anlaşılmış ise de; kesinleşen hükümden sonra ortaya çıkan bu durumun ancak 5271 sayılı CMK’nın 311/1-e maddesi uyarınca yargılamanın yenilenmesi sebebi olabileceği, kanun yararına bozma gerekçesi yapılamayacağından ve delillerin takdir ve değerlendirilmesinde yanılgıya düşüldüğünden söz edilerek kanun yararına bozma yasa yoluna başvurma olanağı da bulunmadığından, (ELAZIĞ) Çocuk Mahkemesinden kesin olarak verilen 11/02/2014 tarihli ve 2014/55 Esas – 2014/93 Karar sayılı karara yönelik yönelik kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 09/03/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.