Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2020/31731 E. 2021/4170 K. 02.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/31731
KARAR NO : 2021/4170
KARAR TARİHİ : 02.03.2021

Muhafaza görevini kötüye kullanma suçundan sanık …’un, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 289/1, 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 5 ay hapis ve 1.500,00 Türk Lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Antalya 10. Sulh Ceza Mahkemesinin 16/03/2012 tarihli ve 2010/1524 Esas, 2012/582 sayılı kararının 07/12/2012 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 17/04/2016 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkum olduğunun ihbar edilmesi üzerine, hükmün açıklanarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 289/1, 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 5 ay hapis ve 1.500,00 Türk Lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair Antalya 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 28/12/2018 tarihli ve 2017/464 Esas, 2018/1003 sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 02/07/2020 gün ve 17382-2019 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10/07/2020 gün ve 2020/59173 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Muhafaza görevini kötüye kullanma suçundan sanık …’un, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 289/1, 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 1.500,00 Türk Lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Antalya 10. Sulh Ceza Mahkemesinin 16/03/2012 tarihli ve 2010/1524 Esas, 2012/582 sayılı kararının 07/12/2012 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 17/04/2016 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkum olduğunun ihbar edilmesi üzerine, hükmün açıklanarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 289/1, 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 1.500,00 Türk Lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair Antalya 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 28/12/2018 tarihli ve 2017/464 Esas, 2018/1003 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Dosya kapsamına göre, haczedilen ve yediemin olarak sanığa teslim edilen malların daha sonra alacaklının talebi üzerine icra müdürlüğü infaz memuru tarafından muhafazası için gelindiğinde haciz mahallinde bulunmadığı nedeniyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmişse de, mahcuz malların sahibi olması dolayısıyla sanık hakkında tayin olunan cezadan, 5237 sayılı Kanun’un 289/1-son cümlesi gereğince indirim yapılmamak suretiyle fazla ceza tayininde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 289/1. maddesinde yer alan “Muhafaza edilmek üzere kendisine resmen teslim olunan rehinli veya hacizli veya herhangi bir nedenle elkonulmuş olan mal üzerinde teslim amacı dışında tasarrufta bulunan kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis ve üç bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Kişinin bu malın sahibi olması halinde, verilecek ceza yarı oranında indirilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, somut olayda sanığın kendisine yediemin olarak teslim edilen malların sahibi olması sebebiyle 5237 sayılı Kanun’un 289/1-2. cümlesine göre tayin olunan cezadan indirim yapılmaması nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden (ANTALYA) 27. Asliye Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 28.12.2018 tarihli ve 2017/464 Esas, 2018/1003 Karar sayılı kararın 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkra (d) bendinin verdiği yetkiyle; sanık hakkında muhafaza görevini kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi uyarınca belirlenen 6 ay hapis ve 90 gün adli para cezasından aynı Kanunun 289/1. fıkrası 2. cümlesi uyarınca ½ oranında indirim yapılarak 3 ay hapis ve 45 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanunun 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılarak 2 ay 15 gün hapis ve 37 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanunun 52/2. maddesi uyarınca 37 gün adli para cezasının günlüğü 20 TL’den 740 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanığın sonuç olarak 2 ay 15 gün hapis ve 740 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, infazın bu ceza miktarı üzerinden yapılmasına, hükmün diğer bölümlerinin aynen korunmasına, 02/03/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.