Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2020/31887 E. 2021/9979 K. 20.05.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/31887
KARAR NO : 2021/9979
KARAR TARİHİ : 20.05.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Muhafaza görevini kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1) Sanık hakkında Konya 8. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 27/11/2012 tarih ve 2012/165 E., 2012/1058 K. sayılı ilam ile muhafaza görevini kötüye kullanma suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın kesinleştiği 11/02/2013 tarihinden itibaren 5 yıllık denetim süresi içerisinde 04.05.2014 tarihinde işlediği TCK’nın 165/1 maddesine uyan suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçu nedeniyle bildirim yapılan Konya 9. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 24/03/2015 tarih, 2014/384 E., 2015/136 K. sayılı mahkumiyetine konu suçun 5237 sayılı TCK’nın 165/1. maddesinde yazılı suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçuna ait olduğu ve CMK’nın 253. maddesinde 7188 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonrası suçun uzlaşma kapsamına alındığı anlaşıldığından, öncelikle ihbar dosyası yönünden uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre sanığın, açıklanması geri bırakılan hüküm yönünden hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
2) Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 141, CMK’nın 34/1, 230. maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olması ve Yargıtay’ın bu işlevini yerine getirmesi için gerekçe bölümünde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi ve ulaşılan kanaat, sanığın suç oluşturduğu sabit görülen fiili ve bunun nitelendirilmesinin belirtilmesi, delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerektiği gözetilmeden, sanık hakkında açıklanması geri bırakılan hükmün neden açıklandığına ilişkin gerekçeyle yetinilip yazılı şekilde gerekçesiz hüküm kurulması,

3) 4.10.2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 24. maddesi ile düzenlenen 5271 sayılı CMK’nın 251. maddesindeki “Basit Yargılama Usulü”nün uygulanmasıyla ilgili olarak, 7188 sayılı Kanun’un 31. maddesiyle 5271 sayılı CMK’na eklenen geçici 5/1-d maddesi ile “01.01.2020 tarihi itibariyle kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz” şeklinde sınırlama getirilmiş ise de;
Hükümden sonra, 19.08.2020 tarihli ve 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 25.06.2020 tarihli ve 2020/16 Esas, 2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile yukarıda anılan geçici madde 5/1-d’de yer alan “kovuşturma evresine geçilmiş” ibaresinin, bilahare 16/03/2021 tarihli ve 31425 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 14/01/2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı iptal kararı ile de, yukarıda anılan geçici madde 5/1-d’de yer alan “Hükme bağlanmış” ibaresinin aynı bentte yer alan, “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38. maddesine aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir.
CMK’nın 251/3. maddesinde “Basit yargılama usulü uygulana dosyalarda sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir” şeklindeki düzenleme gereği maddi ceza hukuku anlamında sanık lehine sonuç doğurmaya elverişli olması nedeniyle, temyize konu ve CMK’nın 251/1. maddesi kapsamına giren TCK’nın 289/1. maddesinde düzenlenen muhafaza görevini kötüye kullanma suçu yönünden, aynı Kanun’un 7. ve CMK’nın 251. maddeleri uyarınca yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu nedenden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 20.05.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.