Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2020/31990 E. 2021/4175 K. 02.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/31990
KARAR NO : 2021/4175
KARAR TARİHİ : 02.03.2021

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Karşılıksız yararlanma suçundan sanık …’un, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-f, 168/2 ve 62. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Küçükçekmece 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 15/11/2011 tarihli ve 2009/1083 esas, 2011/834 sayılı kararının itiraz edilmeden 30/12/2011 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 03/10/2012 tarihinde kasten yeni bir suç işlemesi nedeniyle yapılan ihbar üzerine, açıklanması geri bırakılan hüküm açıklanarak 5237 sayılı Kanun’un 163, 62 ve 62. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının anılan Kanun’un 51/1. maddesi gereğince ertelenmesine ilişkin Küçükçekmece 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 02/12/2013 tarihli ve 2013/505 esas, 2013/846 sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 20/10/2020 gün ve 21367-2019 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 16/11/2020 gün ve 2020/100122 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Elektrik hırsızlığı suçundan sanık …’un, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-f, 168/2 ve 62. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Küçükçekmece 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 15/11/2011 tarihli ve 2009/1083 esas, 2011/834 sayılı kararının itiraz edilmeden 30/12/2011 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 03/10/2012 tarihinde kasten yeni bir suç işlemesi nedeniyle yapılan ihbar üzerine, açıklanması geri bırakılan hüküm açıklanarak 5237 sayılı Kanun’un 142/1-f, 168/2 ve 62. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının anılan Kanun’un 51/1. maddesi gereğince ertelenmesine ilişkin Küçükçekmece 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 02/12/2013 tarihli ve 2013/505 esas, 2013/846 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Dosya kapsamına göre,
1-Küçükçekmece 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 02/12/2013 tarihli kararından önce, 05/07/2012 tarihli ve 28344 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Ve Basın Yayın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava Ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun’un 82. maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un elektrik hırsızlığını düzenleyen 142/1-f maddesinin yürürlükten kaldırılması, 6352 sayılı Kanun’un 83. maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 168. maddesinde elektrik hırsızlığı suçunun yeniden düzenlenmesi karşısında, 5237 sayılı Kanun’un 7/2. maddesi ile 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 98. maddesi uyarınca sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde,
2- 6352 sayılı Kanun’un geçici 2/2. maddesi uyarınca “Abonelik esasına göre yararlanılabilen elektrik enerjisinin, suyun ve doğal gazın sahibinin rızası olmaksızın ve tüketim miktarının belirlenmesini engelleyecek şekilde tüketilmesi dolayısıyla bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla hakkında hırsızlık suçundan dolayı kovuşturma yapılan veya kesinleşmiş olup olmadığına bakılmaksızın hakkında hüküm verilen kişinin, bu Kanun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay içinde, zararı tamamen tazmin etmesi hâlinde, hakkında cezaya hükmolunmaz, verilen ceza tüm sonuçlarıyla ortadan kalkar.” hükmü karşısında, sanığın 30/06/2011 tarihinde katılan kurumun tüm zararını giderdiği anlaşıldığından, hakkında ceza verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde,
Kabule göre de,
3- 5271 sayılı Kanun’un 231/11. maddesinde yer alan “(11)(Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir.” şeklindeki düzenleme gereğince, Küçükçekmece 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 15/11/2011 tarihli ve 2009/1083 esas, 2011/834 sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, denetim süresi içerisinde sanığın kasten yeni bir suç işlemesi nedeniyle değiştirilmeden aynen açıklanmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde hükmün açıklanmasının akabinde hükmolunan hapis cezasının 5237 sayılı Kanun’un 51. maddesi gereğince ertelenmesine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/11. maddesinde yer alan, “Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar…” şeklindeki düzenleme karşısında; sanık hakkında ihbara konu hükmün açıklanmasına dayanak oluşturan Küçükçekmece 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/06/2013 tarihli ve 2013/144 esas, 2013/558 sayılı kararına konu suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesine ilişkin suçtan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi karşısında, anılan Kanun’un 231/11. maddesi gereğince ortada denetim süresinde kesinleşmiş kasıtlı suçtan bir mahkumiyet hükmü bulunmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde hükmün açıklanmış olması hususu da belirlenmiş olup, bu yönden den de kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dosyanın Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE, 02/03/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.