Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2020/31992 E. 2021/4176 K. 02.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/31992
KARAR NO : 2021/4176
KARAR TARİHİ : 02.03.2021

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Hırsızlık suçundan sanık …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-b, 143/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 11 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun’un 51/1. maddesi uyarınca ertelenmesine ilişkin Aksaray 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/01/2014 tarihli ve 2012/522 esas, 2014/57 sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 27/10/2020 gün ve 15536-2020 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 16/11/2020 gün ve 2020/100136 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Nitelikli hırsızlık suçundan sanık …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-b, 143/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 11 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun’un 51/1. maddesi uyarınca ertelenmesine ilişkin Aksaray 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/01/2014 tarihli ve 2012/522 esas, 2014/57 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Dosya kapsamına göre,
1- Sanığın 16/06/2012 tarihinde diğer sanıklarla iştirak halinde, müştekiye ait park halinde bulunan otobüsün kapısını zorlamak suretiyle içeri girmesi ve 12,00 Türk lirası tutarındaki parayı alması şeklinde gerçekleşen somut olayda, hırsızlanan malın değerinin azlığı gözetilerek, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 145. maddesi uyarınca cezadan indirim yapılması veya ceza verilmekten vazgeçilmesi hususlarının tartışılmamış olmasında,
2- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 168. maddesinde yer alan, “(1) Hırsızlık, mala zarar verme, güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık, hileli iflâs, taksirli iflâs (…)(1) suçları tamamlandıktan sonra ve fakat bu nedenle hakkında kovuşturma başlamadan önce, failin, azmettirenin veya yardım edenin bizzat pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi halinde, verilecek cezanın üçte ikisine kadarı indirilir. (2) Etkin pişmanlığın kovuşturma başladıktan sonra ve fakat hüküm verilmezden önce gösterilmesi halinde, verilecek cezanın yarısına kadarı indirilir.(4) Kısmen geri verme veya tazmin halinde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için, ayrıca mağdurun rızası aranır.” şeklindeki düzenleme karşısında, somut olayda, 16/06/2012 tarihli teslim tesellüm tutanağına göre, suça konu paranın, kolluk görevlilerince şüphe üzerine yakalanan sanıklar tarafından henüz yasal müracaatı bulunmayan müştekiye iade edildiğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında hükmolunan cezadan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 168/1. maddesi uyarınca indirim yapılması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Sanık hakkında mahkemenin 20/01/2014 tarihli kararıyla hırsızlık suçundan mahkumiyet kararı verildiği, diğer suça sürüklenen çocukların kararı temyiz etmesi üzerine Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 03/05/2018 tarihli ve 2016/14324 esas, 2018/5607 karar sayılı ilamında belirtildiği üzere;
1-“Kolluk tarafından düzenlenen yakalama, üst arama ve muhafaza alma tutanağı ve dosya içeriğine göre; müşteki Kamil’e ait otobüsten bozuk para çalan suça sürüklenen çocukların, devriye gezen kolluk ekibi tarafından şüphe üzerine yakalandıktan sonra, suça sürüklenen çocuk …’in suça konu parayı aldıkları yeri söylemek suretiyle henüz yasal müracaatı bulunmayan müştekiye iadesini sağladığının anlaşılması karşısında, suça sürüklenen çocuklar hakkında 5237 sayılı TCK’nın 168. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Suça sürüklenen çocukların müştekiye ait araç içerisinden 12 TL bozuk para çalması şeklinde gerçekleşen olayda, suça sürüklenen çocuklar hakkında 5237 sayılı TCK’nın 145. maddesinin, uygulanması gerekip gerekmediği tartışılmadan yazılı şekilde karar verilmesi,” gerekçesiyle hırsızlık suçundan verilen mahkumiyet kararlarını bozması nedeniyle, bu sanık hakkında da hırsızlık suçundan bozmada belirtilen gerekçelerle ile TCK’nın 145 ve 168. maddelerinin uygulanması gerektiğinden kanun yararına bozma yasa yoluna geldiği anlaşılmış ise de; 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 325. maddesi gereğince Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 03/05/2018 tarihli yapılan bozmanın hükmü temyiz etmeyen sanık …’a sirayet edecek olması, sirayet hükmünün uygulanması için temyiz etmeyen sanığın talepte bulunmasına gerek olmaması, kanundan kaynaklanan bir durum olması, özel daire bozma kararında sirayetin belirtilmemesinin kanuni bir eksiklik olmayıp, bu hususun yerel mahkemece kendiliğinden gözetilip uygulanabileceği ilkeleri gereğince mahkemenin bu sanık yönünden sirayet sebebiyle yeniden duruşma açarak bozmada belirtilen ve kanun yararına bozma yasa yoluna gelen sebepleri sanık hakkında uygulayabilecek olması, kanun yararına bozma yasa yolunun uygulanabilmesi için hukuka aykırılığın giderilebilmesinde başka bir hukuki yolun olmamasının gerekmesi nedeniyle, taleple gelen bozma sebeplerinin kanun yararına bozma gerekçesi yapılamayacağından (AKSARAY) 2. Asliye Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen olarak verilen 20/01/2014 tarihli ve 2012/522 Esas – 2014/57 Karar sayılı karara yönelik kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 02/03/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.