YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/32001
KARAR NO : 2021/4168
KARAR TARİHİ : 02.03.2021
Hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından sanık …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/2-h ve 151/1. maddeleri uyarınca 5 yıl hapis ve 4 ay hapis cezaları ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 58. maddesi gereğince cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine dair Ankara 37. Asliye Ceza Mahkemesinin 15/05/2017 tarihli ve 2017/689 Esas, 2017/609 sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 20/10/2010 gün ve 6690-2020 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 16/11/2020 gün ve 2020/100097 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından sanık …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/2-h ve 151/1. maddeleri uyarınca 5 yıl hapis ve 4 ay hapis cezaları ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 58. maddesi gereğince cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine dair Ankara 37. Asliye Ceza Mahkemesinin 15/05/2017 tarihli ve 2017/689 Esas, 2017/609 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 28/12/2017 tarihli ve 2017/7764 Esas, 2017/7536 Karar sayılı ilamında, “Sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına dair hüküm fıkrasının karardan çıkartılmasına dair anılan Mahkemenin 11/08/2017 tarihli ve aynı esas sayılı ek kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Bakırköy 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 08/09/2017 tarihli ve 2017/851 değişik iş sayılı kararının, Mahkemece hükmün kesinleşmesinden sonra ek kararla hükümde değişiklik yapılamayacağı cihetle, hukuki değerden yoksun olduğu…” şeklinde belirtildiği üzere, sanık hakkında tekerrür uygulanmasına yönelik kısmın hükümden çıkarılmasına dair Ankara 37. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/08/2017 tarihli ve 2017/689 Esas, 2017/609 sayılı ek kararının yok hükmünde olduğu değerlendirilerek yapılan incelemede;
Dosya kapsamına göre, Ankara 37. Asliye Ceza Mahkemesinin anılan dosyasında tekerrüre esas alınan Ankara 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 13/04/2006 tarihli ve 2005/837 Esas, 2006/310 sayılı kararın sanık … ile bir ilgisinin bulunmadığı ve sehven tekerrüre esas alındığı, sanığın tekerrüre esas alınabilecek surette başkaca bir mahkûmiyet kaydının da bulunmadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde, sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Sanık hakkında Ankara 37. Asliye Ceza Mahkemesinin 15/05/2017 tarihli, 2017/689 esas ve 2017/609 karar sayılı kararıyla 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/2-h ve 151/1. maddeleri uyarınca 5 yıl hapis ve 4 ay hapis cezaları ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 58. maddesi gereğince cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verildiği, kararın istinaf edilmeden kesinleştikten sonra tekerrür uygulanmasına yönelik kısmın hükümden çıkarılmasına dair Ankara 37. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/08/2017 tarihli ve 2017/689 Esas, 2017/609 sayılı ek kararının yok hükmünde olduğu değerlendirilerek yapılan incelemede;
Dosya kapsamına göre, Ankara 37. Asliye Ceza Mahkemesinin anılan dosyasında tekerrüre esas alınan Ankara 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 13/04/2006 tarihli ve 2005/837 Esas, 2006/310 sayılı kararın sanık … ile bir ilgisinin bulunmadığı, sanığın adli sicil kaydında böyle bir ilamın bulunmadığı ve sehven tekerrüre esas alındığı, tekerrüre esas alınabilecek surette başkaca bir mahkûmiyet kaydının da bulunmadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde, sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden (ANKARA) 37. Asliye Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 15.05.2017 tarihli ve 2017/689 Esas, 2017/609 Karar sayılı kararın 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkra (d) bendinin verdiği yetkiyle; hüküm fıkrasından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısımların çıkartılmasına, hükümlerin diğer bölümlerinin aynen korunmasına, 02/03/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.