Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2020/32662 E. 2021/6281 K. 23.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/32662
KARAR NO : 2021/6281
KARAR TARİHİ : 23.03.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Muhafaza görevini kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunan ve 5271 sayılı CMK’nın 260/1. maddesi uyarınca hükmü temyiz hakkı bulunduğu belirlenen Sosyal Güvenlik Kurumu vekilinin 10/02/2016 tarihli celsede beyan ettiği katılma talebi konusunda olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi nedeniyle CMK’nın 237/2. maddesi uyarınca Sosyal Güvenlik Kurumunun davaya katılmasına karar verilerek yapılan incelemede;
1-Suç tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 2004 sayılı Kanunun 106. ve 110. maddeleri gereğince haczedilen menkul malların 1 yıl içerisinde satışının istenmemesi halinde haciz işleminin hukuki sonuçlarının ortadan kalkacağı ve müsnet suçun da oluşmayacağı, dosya kapsamına göre; haciz tarihinin 25.08.2011 olduğu ve mahcuzların yediemin olarak sanığa teslim edildiği, 03.02.2015 tarihinde yeniden hacze gidildiğinde mahcuzların olmadığının anlaşılması karşısında; hükme esas alınan Ordu Sigorta Müdürlüğü 2011/10052 sayılı takip dosyanın getirtilip incelenmesi, 1 yıllık satış isteme süresini durduran veya kesen herhangi bir işlem yapılıp yapılmadığının tespit edilmesi ve temyiz denetimine olanak verecek biçimde aslı ya da onaylı örneklerinin dosya içerisine alınarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik soruşturma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Kabule göre de;
a-Hacze konu malların sermaye şirketi olan limited şirkete ait olduğu gözetilmeden, sanık hakkında TCK’nın 289/1. maddesinin 2. cümlesi gereğince indirim yapılması,
b-24/10/2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 17/10/2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 24. maddesi ile düzenlenen 5271 sayılı CMK’nın 251. maddesindeki “Basit Yargılama Usulü”nün uygulanmasıyla ilgili olarak, 7188 sayılı Kanun’un 31. maddesiyle 5271 sayılı CMK’na eklenen geçici 5/1-d maddesi ile “01/01/2020 tarihi itibariyle kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz” şeklinde sınırlama getirilmiş ise de;
Hükümden sonra, 19/08/2020 tarihli ve 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 25/06/2020 tarihli ve 2020/16 Esas, 2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile yukarıda anılan geçici madde 5/1-d’de yer alan “kovuşturma evresine geçilmiş” ibaresinin bilahare 16.03.2021 tarihli ve 31425 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 esas sayılı iptal kararı ile de yukarıda anılan geçici madde 5/1-d’de yer alan ‘’hükme bağlanmış’’ ibaresinin aynı bentte yer alan, ‘’ Basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38. maddesine aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir. CMK’nın 251/3. maddesinde “Basit yargılama usulü uygulanan dosyalarda sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir” şeklindeki düzenleme gereği maddi ceza hukuku anlamında sanık lehine sonuç doğurmaya elverişli olması nedeniyle, temyize konu ve CMK’nın 251/1. maddesi kapsamına giren, TCK’nın 289/1. maddesinde düzenlenen muhafaza görevini kötüye kullanma suçu yönünden, aynı Kanun’un 7. ve CMK’nın 251. maddeleri uyarınca yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
c-Kendisini vekil ile temsil ettiren katılan yararına karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu vekalet ücretine hükmolunması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 23/03/2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.